DENEYSEL SPİNAL KORD TRAVMA MODELİNDE HUMİK ASİDİN AKUT SPİNAL KORD HASARI VE OKSİDAN/ANTİOKSİDAN SEVİYELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİNLİĞİ
T.C.
SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ
TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ KLİNİĞİ
DENEYSEL SPİNAL KORD TRAVMA MODELİNDE
HUMİK ASİDİN AKUT SPİNAL KORD HASARI VE
OKSİDAN/ANTİOKSİDAN SEVİYELERİ
ÜZERİNDEKİ ETKİNLİĞİ
Dr. Burak Kınalı
Tez Danışmanı
Doç. Dr. Nail Özdemir
TIPTA UZMANLIK TEZİ
İZMİR/2018
TEŞEKKÜR
Nöroşirürji uzmanlık eğitim süresince, değerli klinik ve cerrahi bilgi ve
birikimlerini benimle paylaşan, eğitimim süresince ilgi ve desteğini hiçbir zaman
esirgemeyen saygıdeğer hocam Prof. Dr. Füsun Demirçivi Özer’e, akademik
deneyimleri ve değerli bilgilerini benimle paylaşan ve tez sürecinde benden desteklerini
hiç bir zaman esirgemeyen saygıdeğer hocam Doç. Dr. Nail Özdemir’e, cerrahi bilgi ve
deneyimlerinin yanı sıra, hayatım ve akademik kariyerime yön verirken bir çok konuda
yardımlarını esirgemeyen değerli hocam, İdari sorumlumuz Doç. Dr. Mehmet
Şenoğlu’na, Birikim ve tecrübeleriyle bana yol gösteren değerli hocam Doç. Dr. Osman
Fikret Sönmez’e, Başasistanımız Dr. Mahmut Çamlar’a ve kliniğimizin tüm
uzmanlarına, tez çalışmama çok değerli katkıları olan saygıdeğer hocalarım Doç. Dr.
Gülden Diniz ve Doç. Dr. Ayfer Çolak ‘a, tez çalışmam ve bilimsel konularda desteğini
esirgemeyen Dr. Demet Arslan’a,
İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Hipofiz Merkezi’nde bulunmamı sağlayarak
klinik ve cerrahi tecrübelerini benimle paylaşan, endoskopik kafa tabanı cerrahisi
konusunda ufkumu açan ve beni cesaretlendiren, anatomik diseksiyonlar konusunda
bana her türlü imkanı sağlayan değerli hocalarım Prof. Dr. Nurperi Gazioğlu ve Prof. Dr.
Necmettin Tanrıöver’e,
Eğitimim süresince hekimlik mesleğimi icra ederken gerek akademik gerek
manevi desteğinden dolayı, uzmanlık eğitimini tamamlayan, Dr. Ali Karadağ’a, birlikte
çalıştığımız süreç boyunca özveriyle ekip olarak çalışmanın değerini gösteren uzmanlık
eğitimini tamamlamamış asistan arkadaşlarıma, kliniğimiz hemşirelerine ve
sekreterlerimize, ayrıca kliniğimiz emektar üyesi Bayram Ahmetoğlu’na,
Hayatımın her aşamasında her türlü fedakarlığı yaparak bugünlere gelmemde
büyük emeği olan, maddi ve manevi desteklerini asla esirgemeyen, evlatları olmaktan
gurur ve mutluluk duyduğum, annem Figen Kınalı ve cerrahi nosyonu, bilgi birikimiyle
de destek olan babam ve meslektaşım Dr. Süha Kınalı’ya, her daim destekleri ile
yanımda olan ve beni cesaretlendiren kardeşlerim Erman ve Yiğit ‘e, bu süreçte yanımda
olan bütün aile bireylerim ve arkadaşlarıma
Teşekkür ederim.
i
İÇİNDEKİLER i-ii
TABLOLAR VE ŞEKİLLER iii
RESİMLER iv
KISALTMA VE SİMGELER v
ÖZET vi
ABSTRACT vii
GİRİŞ VE AMAÇ 1
GENEL BİLGİLER
Embriyoloji 2-3
Anatomi
Spinal Kordun Makroskopisi 3-4
Kesitsel Anatomi 4-5
Spinal Sinirler 5-6
Spinal Kordun Vasküler Yapısı 6-7
Spinal Kord Travmaları Patofizyolojisi
Primer Hasar 7-8
Sekonder Hasar
Nörojenik Şok 8
Vasküler Hasarlanma ve Oksidatif Stres 8-9
Eksitotoksisite 9
Sıvı-Elektrolit Bozuklukları ve Kalsiyum Aracılıklı Hasar 10
İmmün Sistem Aracılıklı Hasar 11
Apoptozis 11-12
Mitokondrinin Sekonder Hasardaki Rolü 12
Humik Asit 12
GEREÇ VE YÖNTEM
Deney Modeli ve gruplar 13-15
Patolojik İnceleme 15
Biyokimyasal İnceleme 15
İstatistik 15-16
ii
BULGULAR
Motor İşlevlerin Değerlendirilmesi 19
Histopatolojik Bulgular 20-24
Biyokimyasal Bulgular 25-26
TARTIŞMA 27-30
SONUÇ 31
REFERANSLAR 32-43
ÖZGEÇMİŞ 44-51
Ek-1 52
iii
TABLOLAR VE ŞEKİLLER
Şekil 1: Sinir sisteminin embriyolojik gelişimi
Şekil 2. İntrauterin omuriliğin transvers kesiti
Şekil 3. Spinal kordun makroskopik yapısı
Şekil 4: Omurilik arteryel anatomisi
Şekil 5: Omurilik venöz anatomisi
Şekil 6: Ratlarda uygulanan yöntem ve gruplandırma
Tablo 1: Çalışmaya alınan ratların genel özellikleri
Tablo 2: Modifiye Tarlov parapleji derecesi ve semptomlar
Tablo 3: Parapleji değerlendirmesi
Tablo 4: Mobilite ve histopatolojik değerlendirme
Tablo 5:Mobilite ve histopatolojik değerlendirmenin gruplar arası karşılaştırılması
Tablo 6. Çalışmaya alınan ratların TAS, TOS, OI değerleri
Tablo 7: Post-operatif 1. Ve 24. Saat serumda TAS/TOS/OI değerlendirmelerinin ikili
gruplar arasındaki farkları
iv
RESİMLER
Resim 1: Cerrahi malzemeler
Resim 2: 4 mm kalınlığında, 10 cm yüksekliğinde ağırlık düşürme tüpü ve 3 mm çaplı 5
gr ağırlık
Resim 3: Dorsal bölge traşlanması ardından cerrahi sterilizasyon
Resim 4: T8-10 seviyelerinde laminektomi uygulanması ardından ağırlık düşürme ile
oluşturulan hasarlanma ve spinal kordun makroskopik görünümü
Resim 5: Cerrahi sonrası 2/0 keskin ipek ile süturasyon
Resim 6: Yoğun kanama alanları, kromatoliz ve arada az sayıda PNL de izlenen
mononükleer inflamasyon izlenen bir örnek (Hex 200) (Grup 2- Kontrol grubu)
Resim 7: Küçük büyütmede bile dikkati çeken yoğun kanama odakları (Hex 40) (Grup 2
– Kontrol Grubu)
Resim 8: Yaygın kromatoliz gösteren nöronlar (Hex 200) (Grup 3 - Humik asit 5mg/kg)
Resim 9: Yoğun kanamaya eşlik eden geniş nekroz alanı (HE x 200) (Grup 3 - Humik
asit 5 mg/kg)
Resim 10: Spongioz (sol altta) ve kromatoliz (üstte) (Grup 3 - Humik asit 5 mg/kg)
Resim 11: Minimal kanama odakları ve hafif mononükleer yangı dışında patoloji
olmayan bir örnek (HE X 200) (Grup 3 - Humik asit 10 mg/kg)
v
KISALTMA VE SİMGELER
HA: Humik Asit
TAS: Total Antioxidant Status
TOS: Total Oxidant Status
OI: Oxidative Index
TSKH: Travmatik Spinal Kord Hasarlanması
SUAM: Sağlıkta Uygulama ve Araştırma Merkezi
PNL: Polymorphonuclear leucocyte (Parçalı lökositler)
MNL: Mononuclear leucocyte (Mono nükleer lökositler)
GM1: Monosialotetrahexosylganglioside
C: Servikal
T: Torakal
L: Lomber
Na-K ATPaz: Sodyum Potasyum Adenozin Tri-Fosfataz
NMDA: N-methyl-D-aspartate
AMPA: Amino-3-hydroxy-5- methylisoxazole-4-propionate-kainate
SF: Serum fizyolojik
RCF: Relative Centrifugal Force
G.Med.:Grouped Median
NRF-1: Nuclear respiratory factor-1
MDA: Malondialdehyde
SOD: Superoxide dismutase
HE: Hematoksin ve eozin
vi
ÖZET
Amaç: Ağır motor kayıplara sebep olan spinal kord hasarlanmaları gelişmekte
olan ülkelerde maddi ve manevi kayıplara sebep olan önemli bir sağlık problemidir.
Henüz Travmatik spinal kord hasarlanmalarında farmakolojik olarak kullanımı olan
kesin bir ajan bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı humik asit maddesinin travmatik
spinal kord hasarı üzerinde erken dönemdeki etkilerinin araştırılmasıdır.
Yöntem: Bu çalışma Ege Üniversitesi Deney Hayvanları Laboratuarı ve Sağlık
Bilimleri Üniversitesi Tepecik SUAM’nde gerçekleştirildi. Çalışmaya, her grupta 7’şer
tane olacak şekilde, 28 adet Wistar-Albino türü rat dahil edildi. Sham grubuna sadece
laminektomi uygulandı. Kontrol grubuna laminektomi ve spinal kord travması yapıldı.
Humik asit gruplarına ise travma sonrasında humik asit enjeksiyonu intraperitoneal
olarak verildi (5mg/kg ve 10 mg/kg). Deneklerin preoperatif, postoperatif 1. saat ve 24.
saat kardiak kanları alındı. Serumda TAS, TOS ve OI düzeyleri değerlendirildi. 24. saat
motor fonksiyonları Modifiye Tarlov Skorlaması’na göre bakıldı. Sonrasında
sakrifikasyon uygulanarak spinal kord dokusu patolojik inceleme için alındı.
Bulgular: Ratlardan alınan serumlarda kontrol gurubu ile humik asit grupları
karşılaştırıldığında TAS miktarlarında anlamlı değişik saptanmazken, erken dönemde
alınan örneklerde TOS ve OI’te anlamlı azalma görüldüğü ortaya kondu. Humik asit
verilen gruplar ile kontrol grubu karşılaştırıldığında patolojik incelemelerde ödem,
hemoraji, PNL ve MNL/makrofaj/mikroglia değerlerinde anlamlı düşüş saptandı
(p<0,05). Eş zamanlı olarak parapleji değerlerinde ortalama 1 birimlik düzelme
olduğuve istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p<0,001).
Sonuç: Bu çalışma ile humik asidin spinal kord hasarlanmasının erken
dönemlerinde uygulanmasının oksidatif stres üzerindeki olumlu etkileri gösterilmiştir.
Bu nedenle akut spinal kord yaralanmalarında potensiyel bir teröpatik ajan olabileceği
düşünülmüştür.
Anahtar sözcükler: Humik asit, Travma, Spinal Kord, Antioksidan, Oksidan
vii
ABSTRACT
Objective: Traumatic spinal cord injury is an important health problem
especially in developing countries as it causes socio-economic loss. The aim of this
study is to search effectiveness of humic acid on early stages of traumatic spinal cord
injury.
Material and method: This study was carried out at Ege University
Experimental Animals Laboratory and Health Sciences University Tepecik SUAM.
Twenty-four Wistar-Albino rats were included in the study. Sham group underwent only
laminectomy. In control group, laminectomy and spinal cord injury were performed.
Humic acid groups were administered 5 mg / kg and 10 mg / kg of humic acid after
spinal cord injury. Preoperative, postoperative 1st hour and postoperative 24th hour
cardiac blood samples were obtained. TAS, TOS and OI levels were evaluated in serum.
The 24th hour motor functions were evaluated by Modified Tarlov Score. After the
sacrification, spinal cord tissues were extracted for pathological examination.
Results: There were no significant changes in TAS values. However there were
a significant decrease of OI and TOS levels in the early blood samples. Pathological
evaluation showed a significant decrease in the severity of edema, hemorrhage, PNL and
MNL/macrophage/microglia when we compare with the control group (p<0,05). We
also founnd out a significant recovery in paraplegia level as we compared the humic acid
groups with control groups (p<0.001).
Conclusion: In this study, We showed the positive effects of administration of
humic acid in the early stages of spinal cord injury on oxidative stress. Therefore, it is
thought to be a potential therapeutic agent in acute spinal cord injuries.
Keywords: Humic acid, Spinal cord, Trauma, Oxidant, Antioxidant
1
GİRİŞ VE AMAÇ
Travmatik spinal kord hasarlanmaları (TSKH) günümüzde hızla artmakta olan
ve henüz kesin bir tedavi yöntemi olmayan, çoğunlukla geri dönüşümsüz bir problem
halindedir. Mevcut tedavi modalitelerine rağmen hastalar ömür boyu bakıma muhtaç
kalabilmekte, maddi ve manevi ciddi kayıplara uğrayabilmektedir. Bu durumuyla
hastanın ailesi ve ülke ekonomisini de olumsuz yönde etkileyen bir sağlık problemi
halini almıştır.
Dünya genelinde TSKH yaklaşık 3.6–195.4/1.000.000 sıklıkla görülmektedir
(1). Etiyolojide; motorlu taşıt kazaları (%36-48), şiddet yaralanmaları (%5-29),
yüksekten düşmeler (%17-21), spor yaralanmaları (%7-16) başlıca nedenlerdir (2).
Ülkemizde 2000 senesinde yayınlanan ulusal bir çalışmaya göre TSKH başlıca
sebepleri; trafik kazası (%48,8), düşme (%36,5), bıçaklanma (%3,3) ve suya dalıştır
(%1,2) (3).
Günümüzde spinal kord hasarlanması sonrası kullanılmakta olan rutin bir
farmakolojik tedavi yöntemi bulunmamakla beraber çeşitli ajanların etkinliği
araştırılmıştır. Nalokson, tirotropin salgılayıcı hormon ve tirilazad gibi daha az çalışılmış
etken maddelerin yanı sıra GM-1 gangliozid (Sygen) ve metilprednizolone gibi sıkça
kullanılmakta olan ve çeşitli seviyelerde etkinliği gösterilmiş ajanlar mevcuttur. Bu
ajanların henüz hiç biri 1. ve 2. kanıt düzeyine dayalı tedavi protokolleri
oluşturmamaktadır (4). Bunların yanı sıra deneysel spinal kord travma modellerinde
glutamate reseptör ve iyon kanal antagonistleri, siklooksijenaz inhibitörleri, eritropoetin
gibi etkinliği araştırılmış çeşitli etken maddeler mevcut olup; bu ajanlarında ileri
çalışmalar ile desteklenmesi beklenmektedir (5).
Bu çalışmadaki amacımız humik asit etken maddesinin spinal kord
hasarlanması oluşturulan deneklerde Total antioksidan statüsü (TAS) ve Total oksidan
status ölçümlerinin yapılarak oksidatif stress indeksini (OI) hesaplamak ve spinal kord
hasarı üzerindeki etkinliğinin histopatolojik, klinik ve biyokimyasal olarak
değerlendirilmesidir.
2
GENEL BİLGİLER
a) Spinal Kord Embryolojisi
Embriyojenik dönemin üçüncü haftasında başlamakta olan sinir sistemi
ecktoderm kökenlidir. Ektodermin kalınlaşmasıyla nöral tabaka oluşmaya başlar. Nöral
plaktan ise orta hatta nöral katlantı ve her iki yanda kabartı şeklinde nöral krestler
oluşmaya başlar (Şekil-1). İşte bu oluşan nöral oluk, lateralinde yükselti olarak bulunan
nöral katlantıların mediale doğru yaklaşarak birleşmesi ile silindir şeklinde kapanır ve
nöral tüpü oluşturur.
Şekil 1. Sinir sisteminin embriyolojik gelişimi – Çavdar S. (6)
3
Nöral plağın rostral kısmı serebrum ve serebellumu oluştururken kalan kaudal
kısmı medulla spinalisi oluşturacaktır. Medulla spinalisin duvarında oluşan sığ oluğa
sulkus limitans adı verilmekte olup bu oluk dorsal ve ventral kısma ayırmaktadır. Dorsal
kısımda oluşan Alar ve ventral kısımda oluşan bazal plaklar medulla spinalisin gelişmesi
esnasında uzunlamasına çıkıntılar oluşturur. Bu plaklar sırasıyla afferent ve efferent
lifler ile ilişkili olacaktır (Şekil-2) (6).
Şekil 2. İntrauterin omuriliğin transvers kesiti – Netter FH. (7)
Cornu posterior’da yer alacak olan gri cevher, alar plakta bulunmakta olan
hücre gövdelerinden oluşmaktadır. Bunlar motor fonksiyona sahip hücrelerdir. Bu
nöronlardan çıkacak olan çeşitli akson demetleri (traktus ve funikuluslar) beyaz cevheri
oluşturacaktır.
b) Anatomi
i.Spinal Kord Makroskopisi
Omurilik vertebral kolon tarafından korunmakta olup, kanalis sentralis
içerisinde yer almaktadır. Erişkinlerde yaklaşık 40-45 cm uzunluğunda ve 30-35 gr
ağırlığındadır. Omurilik fetal hayatın sonunda L2-L3 (Lomber) seviyelerinde
sonlanırken, erişkinlerde L1 alt hizasında sonlanmaktadır (8).
Alt beyin sapında bulbustan itibaren başlayarak conus medullaris düzeyine
kadar devam etmektedir. Sıklıkla L1 vertebra alt sınırı veya L2 vertebranın üst sınırına
4
kadar uzanmaktadır. Filum terminale ise koksiksin ilk kısmına kadar uzanan, konus
medullaristen başlayan ince filamentöz bir yapıdır (6).
Medulla spinalis seyri sırasında iki defa genişlemektedir. Bunlardan ilki
intumescentia cervicalis (C4-T1) (Servikal ve torakal) olup buradan plexus brachialis
kökleri çıkmaktadır. Diğer genişleme intumescentia lumbosacralis (T9-L1) olarak
adlandırılmakta olup lomber ve sacral pleksus liflerinin çıktığı yerlerdir (9).
ii.Kesitsel Anatomi
Spinal kord makroskopik olarak ön ve arkada; fissura medianus anterior ve
fissura medianus posterior; her iki yanlarda ise önde ve arkada bilateral olarak sulkus
anterolateralis ve sulkus posterolateralis adı verilen girintilere sahiptir (Şekil 3).
Şekil 3. Spinal kordun makroskopik yapısı - K.L. Moore. (9)
1 - Fissura mediana anterior, 2- Sulcus anterolateralis, 3- Radix anterior, 4- Columna lateralis,
5- Spinal sinir dura matter, 6- Radix posterior, 7- Sulcus mediana posterior, 8- Canalis centralis, 9-
Columna posterior, 10- Commissura grisea anterior ve posterior, 11- Columna anterior, 12- Spinal sinir
kökü
Spinal kord uzunlamasına gri cevher ve inen çıkan yolaklar olan beyaz
cevherden oluşmaktadır. Kelebek veya H şeklindeki gri cevher posterior (dorsal),
anterior (ventral), ve lateral (intermediate) boynuzlar olarak bölünmüştür. Beyaz cevher
ise posterior, lateral ve anterior olmak üzere 3 kolona bölmektedir. Orta kısımda ise
nörap tüp kapanması sırasında kalıntı şeklinde bulunmakta olan ve spinal kord boyunca
5
uzanan, 4. Ventrikül rostral kısmında sonlanan spinal kanal bulunmaktadır. Bu kanal
ependim ile kaplı olup glial hücrelerle çevrilidir ve içerisi serebrospinal sıvı ile doludur
(10).
Gri cevher, diğer adıyla substansia grisea, Rexed’in çalışmaları sırasında
nöronların şekli, büyüklüğü, yoğunluğu ve hücresel özellikleri göz önünde alınarak 10
laminaya ayrılmıştır. Nukleus marginalis olarak bilinen Lamina I, posterior kolonun en
arka kısmında yer almaktadır. Lamina II; Substansia gelatinosa, Lamina III – IV nucleus
proprius olarak adlandırılmakta olup genellikle ciltten gelen afferent liflerin sinaps
yaptığı segmentlerdir. Lamina V ve VI proprioseptif afferent lifleri içerirken Lamina
VII’nin duruş ve mobilizasyonda görev aldığı düşünülmektedir. Lamina VIII’de
contralateral taraftan gelen aksonlar ile sinaps olması sebepli internöronlar
bulunmaktadır. Lamina IX ise ekstrafüzal kasların innerve edildiği alfa motor nöronlar
ile intrafüzel kasların radiks posterior ile gelen afferent lifleri sinaps yapmaktadır (11).
Beyaz cevher, diğer adıyla substansia alba, akson liflerinden oluşmakta olup
inen ve çıkan yolaklardan oluşmaktadır. Bu lifler çeşitli iletim görevlerinde yer
almaktadırlar. Substantia griseum tarafından posterior funikülüs, Lateral funikulus ve
anterior funikulus olarak bölünmektedir.
iii.Spinal Sinirler
Omurilikten simetrik şekilde çıkan 31 çift (8 servikal, 12 torakal, 5 lomber, 5
sakral, 1 koksigeal) spinal sinir mevcut olup, ventral ve dorsal olmak üzere iki adet sinir
kökçüğünün birleşimiyle omurilikten köken alır. Foramen intervertebralisler aracılığıyla
omurgayı terkederler.
Birinci servikal sinir oksipital kemik ve atlas arasından çıkmaktadır. C1 ve C2
arasından 2. servikal sinir çıkmakta olup sekizinci sinir olarak C7 ve T1 vertebraları
arasından çıkmaktadır. Torasik ve lomber vertebrada ise sinirler aynı vertebra
seviyesinden çıkmaktadır.
Ventral kökler efferent motor lifleri ve presinaptik otonom lifleri içerirken,
dorsal lifler afferent duyu liflerini içermektedir. Ventral kök aksonlarının hücre
gövdeleri medulla spinalin kornu anteriorda bulunmaktadır. Dorsal köklerin aksonlarının
6
hücre gövdeleri ise medulla spinalisin dışında, dorsal kök ganglionlarında (ganglion
spinale) bulunurlar. Sinirler seyri sırasında primer rami ventralis ve primer rami dorsalis
olarka ikiye ayrılırlar. Deri ve sırt kaslarını dorsal dallar innerve ederken, ekstremiteler
ve gövdenin geri kalanını ventral dallar inerve eder (87).
iv.Spinal Kordun Vasküler Yapısı
Omuriliği, fissura mediana anterior boyunca uzanan anterior spinal arter,
posterolateral sulkuslarda iki yanlı seyreden posterior spinal arterler ve radiküler arterler
beslemektedir. Anterior radiküler arterlerden bir tanesi diğerlerinden belirgin olarak
daha büyük olup, Adamkiewicz arteri olarak adlandırılmaktadır. Genellikle sol taraftan
ve T9-L1 arasından çıkmaktadır. En sık T5 ve L3 arasında yer almaktadır. Arteria
radükülaris magna olarakta adlandırılabilir (Şekil-4).
Şekil 4: Omurilik arteryel anatomisi- Alexandre C. M. & Noedir A. G. (88)
7
Omurilikte venöz sistem, arteryel sisteme eşlik ederek seyreder ve aynı isimleri
alırlar. Üst uçtaki longitidunal venler, internal jugular ven ve vertebral ven yoluyla vena
cava superiora dökülür. Diğer segmentlerden çıkan intervertebral venler ise salral,
lomber, interkostal ve servikal venler aracılığıyla inferior vena cavaya dökülür(Şekil 5)
(90).
Şekil 5: Omurilik venöz anatomisi - Alexandre C. M. & Noedir A. G. (88)
c) Spinal Kord Travmaları
a. Patofizyoloji
Travmatik omurilik hasarı, endojen veya ekzojen travmadan kaynaklanır.
Nedeni ne olursa olsun, sonuç patolojisine iki ayrı mekanizma neden olur: primer
yaralanma mekanizması ve sekonder yaralanma mekanizmaları (12).
b. Primer Hasar
İlk etki, çarpışma bölgesinde kanamaya ve hızlı hücre ölümüne yol açar. Bunu
takiben daha fazla doku kaybına ve işlev bozukluğuna neden olan çok sayıda ikincil
hasarlanma mekanizmaları görülür.
8
Spinal kordun primer hasarı dört morfolojik türe sahiptir: darbe ve kalıcı
kompresyon, darbe ve geçici kompresyon, distraksiyon ve laserasyon veya transeksiyon
ile tek başına etki olarak sıralanmaktadır (13).
İlk mekanik etkiyle özellikle gri cevher etkilenir. Bununla beraber beyaz
cevherde daha az etkilenme olur. Bu muhtemel etki, gri cevherin daha yumuşak içerikte
ve yüksek oranda kanlanması sebepli olmaktadır (14). Spinal kordda hemoraji erken
dönemde oluşmaktadır. Kan akımındaki bu bozulma hipoksi ve iskemiye yol açar. Bu
durum, yüksek metabolik gereksinimi nedeniyle gri maddeye özellikle zarar verir.
Yaralanma bölgesinden geçen nöronlar fiziksel olarak hasar görür ve miyelin
kalınlığında azalma görülür (15). Sinir iletimi, hasar bölgesi yakınında mikrohemorajiler
veya ödem ile daha da bozulabilir (16-18). Yaralanma sonrası ilk saat içinde gri cevherin
geri dönüşsüz olarak hasar gördüğü, beyaz cevherdeki geri dönüşsüz hasarlanmanın ise
72 saat sonar görüldüğü düşünülmektedir (19).
c. Sekonder Hasar
İkincil hasar mekanizmaları arasında nörojenik şok, hemoraji ve iskemireperfüzyon gibi vasküler hadiseler, eksitotoksisite, kalsiyum aracılı sekonder hasar ve
sıvı-elektrolit bozuklukları, immünolojik hasar, apopitozis, mitokondriyon
fonksiyonundaki bozukluklar ve diğer çeşitli mekanizmalar yer alır (13).
Nörojenik Şok: Spinal travma sonrasında sempatik aktivite kaybına bağlı olarak
görülmekte olan, bradikardi ve hipotansiyon ile birlikte azalmış vasküler periferik
rezistans ve kardiak debi azalması durumudur. Bu etkiler azalan sempatik ton, artmış
vagal tonus kaynaklı azalmış miyokardiyal fonksiyon ve muhtemel olarak kalpte oluşan
ikincil değişikliklere bağlı anormalliklerle ilişkilendirilmiştir (13). Tedavi edilmezse,
nörojenik şokun sistemik etkileri (yani, omurilik ve diğer organların iskemisi), nöral
doku hasarını şiddetlendirebilir.
Vasküler Hasarlanma ve Oksidatif Stres: Spinal kord mikrovasküler
hasarlanması ile birlikte anterior spinal arter gibi major yaralanmalarda olabilir. Buna
bağlı olarak peteşial alanlar, küçük kanama alanları ve zamanla hemorajik nekroza
9
götüren bir süreç yaratabilir.
Post-travmatik iskemi yapılan çalışmalarda çeşitli yollarla olabileceği ortaya
konmuştur. Direk travmaya bağlı olarak vazospazm, intravasküler trombozis,
mikrosirkülasyonda hasarlanmanın oluşması veya otoregülasyonun bozulması
nedenlerden bazılarıdır (20-22).
Bunun sonucunda hiperemik faza geçilir ve reperfüzyon oluşmaya çalışırken
salınan oksijen radikalleri ve diğer biyotoksik materyaller ile hasarlanma artabilir.
Özellikle erken reperfüzyon evresinde salınmaya başlayan oksijen radikalleri oksidaitf
streste artışa sebebiyet verir (23,24). Artan oksidatif stress, antioksidan kapasiteyi aştığı
zaman ise lipid peroksidasyonu, mitokondrial respiratuar zincir enzimlerinin
inaktivasyonu, gliseraldehit 3-fosfat dehidrojenazın inaktivasyonu, Na-K ATPaz
inhibisyonu ve Na membrane kanallarının inaktivasyonuna yol açarak hücre ölümünde
artışa sebebiyet verir (25).
Eksitotoksisite: Eksitotoksisite, glutamate proteinindeki aşırı artışa bağlı olarak
oluşmakta olan nöral hücre ölümü olarak adlandırılmaktadır (26). Major eksitatör olarak
görev almakta olan glutamate spinal kord hasarlanması sonrası dakikalar içerisinde
toksik seviyeye ulaşmaktadır (27-28). Özellikle N-methyl-D-aspartate (NMDA) ve
amino-3-hydroxy-5-methylisoxazole-4-propionate-kainate (AMPA) reseptör subtiplerinin aktivasyonu iskemik hasarın gelişmesinde kritik role sahiptir. Glutamat reseptör
aktivasyonu, hücre içi Na’un erken birikmesine sebep olmaktadır (29). Bunun sonucu
olarak sitotoksik ödem ve hücre içi asidoz oluşmaktadır. Na+-K+ ATPase kanallarının
bozulması, intraselüler Na+ ve su birikimi ile ekstraselüler potasyum kaybını daha da
artıracaktır (30). Hücre içi Na+ miktarındaki artışa bağlı olarak Na+-Ca+ kanalları
aktive olacaktır ve hücre içi kalsiyum miktarıda artış gösterecektir. Hücre içi artan
kalsiyum ise santral sinir sistemi için hücre ölümünde son yolak olarak bilinmektedir
(31,32).Sonuç olarak hücre içinde artan glutamat bağlantılı olarak lipid
peroksidasyonunun başlangıcına, Na+-K+ ATPase inhibisyonu, membrane Na+
kanallarının inhibisyonu ve mitokondriyal respiratuar zincir reaksiyonlarının
inhibisyonu, gliseraldehid-3-fosfat dehidrogenaz ve diğer oksidatif değişikliklerin
oluşumuyla hücre ölümüne sebep olacaktır (34,35).
10
Kalsiyum Aracılı ve Sıvı Elektrolit Dengesizliğine Bağlı Sekonder
Hasarlanma: Yüksek intraselüler kalsiyum konsantrasyonu çeşitli mekanizmalar ile
sekonder hasara yol açmaktadır. Bu artış kalsiyum bağımlı lipaz ve proteaz
aktivasyonuna bağlı olarak (kalpain, fozfolipaz A2, lipooksijenaz ve siklooksijenaz
gibi)(38), bir diğeri ise mitokondriyel fonksiyona olan etkinliği ile, zaten azalmış olan
hücresel solunuma negatif etki etmesidir (37,38).
Kalpain ve diğer kalsiyum bağımlı proteaz ve kinazlar akson-myelin unitesi
dahil olmak üzere çeşitli hücresel yapı elemanlarının bozunmasına sebep olmaktadır
(39). Lipaz ve lipooksijenazın aktivasyonu, araşidonik asitten tromboksan, prostaglandin
ve lökotrienlerin oluşumuna sebebiyet verir ve bu spinal kord hasarlanması ile ilişkili
olabilir (40-42). Aynı zamanda yaklaşık 24 saat sonrasında Na+ -K+ ATPase ve doku
ödemine bağlı olarak araşidonik asitte artış beklenmektedir (43). Siklooksijenaz-1
ekspresyonu artışı spinal kord hasar modellerinde gösterilmiştir (44). Araşidonik asitten
köken alan bu maddelerin artışı trombosit agregasyonu ve vazokonstriksiyona sebep
olmakla birlikte inflamatuar yanıt ve lipid peroksidasyonuna sebep olmaktadır. Bu
süreçte devam eden membrane yıkımına bağlı olarak açığa çıkan oksijen radikalleri için
ise endojen antioksidanlara ihtiyaç duymaktadır (37).
Siklooksijenaz-2’nin de sekonder hasarda etkili olduğu ortaya konmuş olup
spinal kord hasarlanmasında artış gözlemlenmiştir (45). Hücre dışı eksitatuar
nörotransmitterlerin artışı nöronal aktiviteyi artırarak, siklooksijenaz-2’de artışa sebep
olmaktadır (46). Bunun sonucunda hücre ölümü direk toksisite ile oluşabilmektedir.
Yapılan deneysel çalışmalarda siklooksijenaz inhibitörlerinin etkinliği spinal kord
hasarlanmasında gösterilmiştir (47,48).
Magnezyum’un intraselüler bölgede azalması glikoliz, oksidatif fosforilasyon
ve protein sentezi gibi kofaktör olarak görev almakta olduğu olaylarda ciddi derecede
azalmaya sebep olmaktadır (38). Magnezyum aynı zamanda NMDA reseptörlerini bloke
ederek nöral hücreleri korumaya yardımcı olmaktadır. Böylece eksitotoksisiteyi
azaltmaktadır (47). Bunun yanı sıra ekstraselüler potasyum aşırı depolarizasyona sebep
olarak, spinal şoka sebebiyet verebileceği düşünülmektedir (48).
11
İmmünolojik Sekonder Hasarlanma: Lökositler (granülosit, monosit/makrofaj
ve lenfositler) spinal kord hasarlanması sonrası yalnızca inflamatuar süreçte görev
almamakla birlikte, patolojik hasarlanmayı sınırlamak üzere eş zamanlı olarak antiinflamatuar bir sürece de etki etmektedir (49,50). Beyin ve spinal kord arasında nöroinflamasyon ile ilgili bir heterojenite olduğu düşünülmektedir. Bunun sebebi aktive
edilmiş granülosit, mononükleer hücreler ve mikroglial hücreler daha fazla etki
göstermesidir (50,51). Nötrofiller, oksidatif (NADP oksidaz ve meyeloperoksidaz) ve
proteolitik enzimler (matriks metolloproteinaz-9) ile hasarlanan bölgedeki ilk
inflamatuar hücrelerdir (50,54). Lee ve ark. (53) tarafından yapılan bir çalışmada
nötrofil ve monosit toplanmasının inhibisyonunun spinal kord hasarlanmasında faydalı
olabileceği vurgulanmıştır. Buna karşın Neirinckx ve ark. (54) tarafından yapılan
çalışmada ise bazı nötrofil subtiplerinin ikincil hasarlanmadaki yenilenme sürecini
desteklediği bildirilmiştir.
Makrofajlar, dolaşımdan ve mikroglial hücrelerden kaynaklanarak myelin ve
nekrotik dokuda fagositoza başlamaktadır. Makrofaj ve mikroglia hücreleri büyüme
faktörü, oksijen serbest radikalleri ve sitokinlerin salınımını sağlar (54,55). Eş zamanlı
olarak interlökin-1 benzeri sitokinler ile anjiogenezi başlattığı bildirilmiştir (56). Salınan
büyüme faktörünün rejenerasyon açısından büyük öneme sahip olduğu bildirilmiştir.
Salınan diğer prositokin ve serbest oksijen radikalleri hasarın artışına sebep olmaktadır
(13).
Apopitozis: Apopitoz; sitokinler, inflamatuar hasar, serbest oksijen radikalleri ve
eksitotoksisite gibi sebeplerden dolayı gelişebilmektedir. Travmatik spinal kord
hasarlarında ve denek hayvanlarında yapılan çalışmalarda apopitoz varlığı ve ilişkisi
gösterilmiştir (61-65). Bu olay nöronlarda, oligodentrositlerde, mikrogliada ve
astrositlerde olabilmektedir (63).
Mikroglial hücrelerdeki apopitozis inflamatuar sekonder hasar yol açmaktadır
(63). Oligodentrositlerin apopitozu genellikle spinal kord hasarlanması sonrası
haftalarda oluşan demyelinizasyon sürecine katkıda bulunduğu gösterilmiştir (64,65).
Nöronlardaki apopitoz sağkalımı ve prognozu etkileyecek derecede etkilidir
(66,68). Nöronlardaki apopitoz ekstrinsik; Fas ligand ve Fas reseptör veya makrofajlar
12
tarafından üretilen nitrik oksit sentaz tarafından, ve intrinsick olarak; direk kaspaz-3
proenzim aktivasyonu (40) ve/veya mitokondrial hasarlanma, sitokrom c ve kaspaz-9
aktivasyonu, apopitoz indükleyen kaspaz yolakları ile meydana gelebilmektedir (67).
Yapılan bazı çalışmalar kaspaz yolaklarının ve apopitoza karşı alınacak önlemlerin
spinal kord hasarlanmasındaki gelecek terapilerde kullanılabileceğini ön görmektedir
(67).
Mitokondrial Hasarlanmanın Etkileri: Mitokondrinin, spinal kord
hasarlanmasında önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Oksijen-indirgeme
reaksiyonlarına ev sahipliği yapmakla beraber reaktif oksijen maddelerine de sahiplik
yapmaktadır. Intraselüler kalsiyum hemostazının sağlanmasında görev almaktadır (70-
73,75). Travma sonrasında hücresel solunum ve oksidatif fosforilasyon zarar
görmektedir (71-75). Mitokondrinin eksitotoksisite ile intraselüler mesafeye alınan
kalsiyumu aktif olarak uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Ancak bu durumda mitokondri
içerisinde artan kalsiyum miktarı, eksitotoksisitedeki hücre ölümünün ana sebebini
oluşturmakta (76-83). Ek olarak mitokondrial dış membranın bozularak apopitojenik
proteinlere geçirgenliğinin artışı, apoptozisin ve nöronal hücre ölümünün başlamasında
kilit rol oynamaktadır.
Humik asit: Topraktaki organik maddelerin ana içeriği humustur. Humik asit ise
toprakta bulunan en aktif maddelerden biridir. Hümik asitler (HA), çoklu karboksilik asit
yan zincirleri olan ve önemli fizyokimyasal özellikler gösteren, poliaromatik ve
heterosiklik kimyasalların karmaşık yapısına sahip olan yüksek moleküllü polimerik
aromatik maddelerdir. Topraktaki bakteriler tarafından çürümüş bitki maddelerinden
üretilen toprak ve linyitten doğal olarak ayrışmış organik bileşenlerdir.
Humik asitler, Avrupa'daki veterinerlik uygulamalarında profilaktik ve
terapötik ilaçlar olarak kullanılan aktif maddelerdir. Antidiyareal, analjezik,
immünostimülatör ve antimikrobiyal ajanlar olarak uygulanırlar. Ayrıca yem değiştirme
oranını arttırmak, malnütrisyon ve ishali tedavi etmek için replasman tedavisinde
kullanılan maddelerdir (83). Yapılan in vitro çalışmalarda humik asidin enzimatik ve
non-enzimatik antioksidan defans sistemleri araştırılmış ve antioksidan savuna
mekanizmasını yeniden yüklediği gözlemlenmiştir (84). Ratlar üzerinde yapılan
13
deneysel serebral iskemi ve renoprotektif değerlendirmelerde etkinliği gösterilmiştir.
(85,86)
3. Materyal ve Method
Ege Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu’nca 24.01.2018 tarihinde
2017-113 sayılı yazı neticesiyle araştırma projesi değerlendirilmiş ve uygun
bulunmuştur. Çalışmamızın ilk basamağı Ege Üniversitesi Laboratuar Hayvanları
Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde uygulandı. Çalışmanın ikinci basamağı olan
biyokimyasal değerlendirmeler ise Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik SUAM
Biyokimya Bölümü’nde yapılmıştır. Üçüncü basamak olan patolojik değerlendirmeler
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik SUAM Patoloji bölümünce değerlendirilmiştir.
Çalışma Deney Hayvanları Yerel Etik Kurulu’nun (HADYEK) yönergelerine uygun
olarak yapılmıştır.
Şekil 6: Ratlarda uygulanan yöntem ve gruplandırma
28 Wistar albino
rat (8-12
haftalık)
Sham grup (no:7)
Yalnızca laminektomi
uygulanması
Kontrol Grup (no:7)
Laminektomi
sonrasında spinal
kord travma
oluşturulması
5mg/kg humik asit
(no:7)
Laminektomi sonrasında
spinal kord travma
oluşturulması ve
ardından 5 mg/kg humik
asit enjeksiyonu
10mg/kg humik
asit (no:7)
Laminektomi sonrasında
spinal kord travma
oluşturulması ve
ardından 10 mg/kg
humik asit enjeksiyonu
14
1.Basamak: Bu basamak Ege Üniversitesi Laboratuar Hayvanları Araştırma ve
Uygulama Merkezi’nde uygulanmıştır. Ege Üniversitesi Laboratuar Hayvanları
Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden benzer özelliklerde 28 adet Wistar-Albino rat (8-
12 haftalık / 250-450 gr) temin edilmiştir. Bütün cerrahi aseptik olarak uygulanmıştır.
Hayvanlarda intraperitoneal xylazine hidroklorid (10mg/kg) ve ketamin hidroklorid (90-
100mg/kg) ile anestezi sağlanmıştır. Dorsal bölge traşlanması ardından povidone-iodin
ile temizlendi. Dorsal orta hat cilt insizyonu takiben T8-T10 seviyesine laminektomi
uygulandı ve spinal kord mikrocerrahi olarak ortaya kondu. Kontrol ve humik asit
gruplarında ek olarak Allen (87) tarafından tanımlanmış olan spinal kord hasar modeli
kullanılarak yaklaşık 10 cm uzunlukta 3 mm genişlikte tüpten 5 gr ağırlığında düz
tabanlı (50gr/cm) paslanmaz çelik çubuklar düşürülmesiyle gerçekleştirildi. T9
seviyesinde spinal korda hasar oluşturuldu. Sonrasında cilt insizyonu anatomik katlara
uygun kapatıldı.
1. Grup (Sham): Cerrahi öncesi 0,75 cc kardiak kan alındı. Herhangi bir ilaç
verilmeksizin spinal kord ve dura korunarak sadece T8-T10 laminektomi uygulandı.
Operasyon sonrası 1. saat ve 24. saatte 0,75 cc kardiak kan alındı. Sakrifikasyon
işleminde deneklere yüksek doz anestezi altında torakotomi yapıldı, sol ventrikül
aracılığıyla aorta kanül yerleştirildi, inen aorta klemplendi ve ardından vasküler sistem
%10 formal-sf (serum fizyolojik) solüsyonu ile perfüze edildi. Perfüzyon sonrası spinal
kord diseke edilerek örnekler alındı.
2. Grup (Kontrol): Cerrahi öncesi 0,75 cc kardiak kan alındı. Herhangi bir ilaç
verilmeksizin T8-10 laminektomi sonrasında spinal kord travma uygulandı ve travmanın
1. Saati ve 24. saatinde 0,75 cc kardiak kan alındı. Sakrifikasyon işleminde deneklere
yüksek doz anestezi altında torakotomi yapıldı, sol ventrikül aracılığıyla aorta kanül
yerleştirildi, inen aorta klemplendi ve ardından vasküler sistem %10 formal-sf solüsyonu
ile perfüze edildi. Perfüzyon sonrası spinal kord diseke edilerek örnekler alındı.
3. Grup (Humik asit 5 mg/kg): Cerrahi öncesi 0,75 cc kardiak kan alındı.
Herhangi bir ilaç verilmeksizin T8-10 laminektomi sonrasında spinal kord travma
uygulandı ve ardından humik asit enjeksiyonu (5 mg/kg intraperitoneal) (Sigma Tau,
Rome, Italy) yapıldı. Travmanın 1. saati ve 24. saatinde 0,75 cc kardiak kan alındı.
15
Sakrifikasyon işleminde deneklere yüksek doz anestezi altında torakotomi yapıldı, sol
ventrikül aracılığıyla aorta kanül yerleştirildi, inen aorta klemplendi ve ardından
vasküler sistem %10 formal-sf solüsyonu ile perfüze edildi. Perfüzyon sonrası spinal
kord diseke edilerek örnekler alındı.
4. Grup (Humik asit 10 mg/kg ): Cerrahi öncesi 0,75 cc kardiak kan alındı.
Herhangi bir ilaç verilmeksizin T8-10 laminektomi sonrasında spinal kord travma
uygulandı ve ardından humik asit enjeksiyonu (5 mg/kg intraperitoneal) (Sigma Tau,
Rome, Italy) yapıldı. Travmanın 1. saati ve 24. saatinde 0,75 cc kardiak kan alındı.
Sakrifikasyon işleminde deneklere yüksek doz anestezi altında torakotomi yapıldı, sol
ventrikül aracılığıyla aorta kanül yerleştirildi, inen aorta klemplendi ve ardından
vasküler sistem %10 formal-sf solüsyonu ile perfüze edildi. Perfüzyon sonrası spinal
kord diseke edilerek örnekler alındı.
2. Basamak: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik SUAM Biokimya
Bölümü’nde gerçekleştirilecektir. Ratlardan jelli vakumlu tüplerde alınan kan örnekleri
aynı gün 2000 rcf’de 10 dakika santrifüj edilip, ayrılan serum örneği analize kadar -20
0
C’de saklandı. Serum örneklerinde total antioksidan durum (TAS) ve total oksidan
durum (TOS) spektrofotometrik yöntem ile tespit edildi. Spektrofotometrik yöntem için
otoanalizörler kullanıldı.
3. Basamak: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik SUAM Patoloji Anabilim
dalında yapılacaktır. Patolojik preparatlar travma uygulanan spinal kord bölgesinin bir
üst ve bir alt seviyesinden blok olarak çıkarılarak hazırlandı. Spinal kord dokusundan
alınan kesitler histopatolojik olarak incelendi. Histopatolojik olarak bütünlükleri
Hematoksilen Eozin boyama ile değerlendirilecektir. Histolojik skorlamada hemoraji,
ödem, nekroz, aksonal şişme, kromatolizis, polimorfonükleer lökosit (PMNL)
infiltrasyonu ve mikroglia/makrofaj/MNL (mononükleer lökosit) infiltrasyonu gözetildi.
Derecelendirme için 0: yok, 1: çok az, 2: hafif, 3: orta, 4:Şiddetli olarak tanımlandı
(101).
Değişkenlerin analizinde SPSS 25.0 (IBM Corparation, Armonk, New York,
United States) programı kullanıldı. SHAM, Kontrol, Humik asid 5 mg/kg ve Humik
asid 10 mg/kg grupları ordinal değişkenler olan hemoraji, ödem, nekroz, PNL, MNL,
16
Aksonal Şişme, Kromatoliz ve Parapleji derecesine göre birbiriyle karşılaştırılmasında
Kruskal-Wallis H Testi Monte Carlo Simülasyon sonuçları ile birlikte kullanılırken, Post
Hoc analizler için Dunn’s testi kullanıldı. Nicel değişkenler tablolarda Gruplandırılmış
Medyan (Minimum/Maximum) olarak gösterildi. Değişkenler %95 güven düzeyinde
incelenmiş olup p değeri 0,05 ten küçük anlamlı kabul edildi.
Resim 1: Cerrahi malzemeler
Resim 2: 4 mm kalınlığında, 10 cm yüksekliğinde ağırlık düşürme tüpü ve 3mm çaplı 5 gr ağırlık
17
Resim 3: Dorsal bölge traşlanması ardından cerrahi sterilizasyon
Resim 4: T8-10 seviyesi laminektomi ardından ağırlık düşürme ile oluşturulan hasarlanma ve spinal
kord makroskopik görünümü
18
Resim 5: Cerrahi sonrası 2/0 keskin ipek ile süturasyonu
Bulgular
Çalışmaya 28 adet Wistar albino rat dahil edildi. Her grupta 7 rat olmak üzere 4
grup oluşturuldu. 0 ve 3. Grupta 3’er erkek 4’er dişi, 1 ve 2. Grupta 4’er erkek ve 3’er
dişi vardı. Ortalama ağırlıkları 328.7±61,6 gram olarak saptandı. Çalışmaya alınan
ratların ağırlığı minimum 251- maksimum 450 gram olarak bulundu (Tablo 1).
Tablo 1: Çalışmaya alınan ratların genel özellikleri
Özellik Grup 1 (n=7)
SHAM
Grup 2
(n=7)
Kontrol
Grup 3 (n=7)
HA 5mg/kg
Grup 4 (n=7)
HA 10mg/kg
Vücut ağırlığı
(gram)*
332,2±100 348,7±65 314,5±38 319,5±23,3
Erkek cinsiyet
(n,%)
3 (42.85) 4 (57.15) 4 (57.15) 3 (42.85)
19
a. Motor İşlevlerin Değerlendirilmesi
Tüm deneklerde cerrahi işlem sonrası 24. saatte motor işlevler değerlendirildi.
Modifiye Tarlov Skorlama sistemi uygulandı. Kontrol grubunda herhangi bir hareket
izlenmezken, 5 mg/kg ve 10 mg/kg humik asit verilen gruplarda sırasıyla ortalama 0,25
ve 1 değerlik hareket gözlemlendi (Tablo 2). 4 grup arasında yapılan istatistiksel
analizler sonucunda anlamlı fark olduğu saptandı (p<0,001) (Tablo 3-4).
Tablo 3: Parapleji değerlendirmesi
Tablo 2: Modifiye Tarlov Parapleji Derecesi ve Semptomlar
Parametre Grup 1
(n=7)
SHAM
Grup 2
(n=7)
Kontrol
Grup 3
(n=7)
Humik asit
5mg/kg
Grup 4
(n=7)
Humik asit
10mg/kg
P değeri
Parapleji
derecesi
4,5(4-5) 0(0-0) 0,25(0-0,5) 1(1-1) p<0,001
Modifiye Tarlov Parapleji Derecesi ve Semptomlar
0 Flask Bacak hareketleri yok ya da minimal, mesane kontrolü kayıp
1 Spastik Orta ya da güçlü amaçsız bacak hareketleri, bacaklar spastik ve uzanmış,
oturamaz, mesane kontrolü yok
2 Şiddetli Bacaklarda orta dereceli spastisite, yürümeye çalışan güçlü ve koordineli
hareketler, oturabilir ve ayakta durabilir, mesane kontrolü yok
3 Orta
Oturabilir, ayakta durabilir, yürüyebilir, diz ve bacaklar instabil, mesane
kontrolü yok
4 Hafif Bazı diz ve bacak instabilitesine ragmen yürüyebilir, mesane kontrolü var
5 Normal Diz instabilitesi koşarken ya da zıplarken görülebilir
20
b. Histopatolojik bulgular
Gruplar aralarında karşılaştırıldığında hemoraji, ödem, PNL infiltrasyonu ve MNL
infiltrasyonunda humik asit verildiğinde, düzelme olduğu ve bunun doz ile ilişkili olduğu
görüldü. İstatistiksel analizler sonucunda p değerleri sırasıyla 0,013-0,014-0,018-0,019
bulunması sebebiyle anlamlı olarak değerlendirildi (p<0,05). Buna karşın aksonal şişmede
sayısal olarak değişiklik saptanmadı (p=0,39). Kromtoliz değerlerinde 0,5 birimlik düşüş
saptansa da bu istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,08) (Tablo 4-5)
P* İkili Karşılaştırma
P P P P P P
I vs II I vs III I vs IV II vs III II vs IV III vs IV
hemoraji 0.013 0.014 0.005 0.233 0.799 0.202 0.115
ödem 0.014 0.004 0.021 0.083 0.494 0.248 0.608
nekroz 0.057 ns ns ns ns ns ns
PNL 0.018 0.014 0.092 0.999 0.381 0.014 0.092
MNL 0.019 0.007 0.008 0.074 0.895 0.371 0.426
Aksonal
Şişme 0.390 ns ns ns ns ns ns
Kromatoliz 0.080 ns ns ns ns ns ns
Parapleji
derecesi <0.001 <0.001 <0.001 0.072 0.783 0.041 0.0648
Hemoraji, ödem, nekroz, PNL, MNL, Aksonal Şişme, ve Kromatoliz için sıralı kodlar; (0: yok,
1: Çok az, 2: Az, 3: Orta, 4: Ciddi) Parapleji derecesi için sıralı kodlar; (0: Flasid, 1: Spastik, 2:
Ciddi, 3: Orta, 4: Az, 5: Normal)
Kruskal Wallis Test(Monte Carlo), Post Hoc Test : Dunn's Test, G.Med.:Grouped Median,
Min:Minimum, Max.:Maximum, * General P value
Tablo 4: Mobilite ve Histopatolojik değerlendirmenin gruplar arası karşılaştırılması
21
SHAM grup
=I
kontrol
grup=II
Humik asit
5mg/kg=III
Humik asit
10 mg/kg=IV
(n=7) (n=7) (n=7) (n=7) P
G.Med.
(Min/Max)
G.Med.
(Min/Max)
G.Med.
(Min/Max)
G.Med.
(Min/Max)
hemoraji 1.0 (0 / 2) II,III 3.0 (1 / 4) 3.0 (2 / 4) 2.0 (1 / 3) 0.013
ödem 0.5 (0 / 1) II,III 1.3 (1 / 2) 1.1 (1 / 2) 1.0 (1 / 1) 0.014
nekroz 0.2 (0 / 1) 0.8 (0 / 1) 0.3 (0 / 2) 0.2 (0 / 1) 0.057
PNL 0.0 (0 / 0) 0.8 (0 / 2) I,IV 0.5 (0 / 2) 0.0 (0 / 0) 0.018
MNL 0.3 (0 / 1) II,III 1.3 (1 / 2) 1.3 (1 / 2) 1.0 (0 / 2) 0.019
Aksonal
Şişme
0.5 (0 / 1) 0.8 (0 / 1) 1.0 (0 / 2) 0.8 (0 / 1) 0.390
Kromatoliz 0.3 (0 / 1) 1.2 (1 / 2) 1.0 (0 / 2) 0.5 (0 / 1) 0.080
Parapleji
derecesi
4.5 (4 / 5) II,III 0.2 (0 / 1) IV 0.3 (0 / 1) 1.2 (1 / 2) <0.001
Hemoraji, ödem, nekroz, PNL, MNL, Aksonal Şişme, ve Kromatoliz için sıralı kodlar; (0: yok, 1:
Çok az, 2: Az, 3: Orta, 4: Ciddi) Parapleji derecesi için sıralı kodlar; (0: Flasid, 1: Spastik, 2: Ciddi,
3: Orta, 4: Az, 5: Normal)
Kruskal Wallis Test (Monte Carlo), Post Hoc Test : Dunn's Test, G.Med.:Grouped Median, Min:
Minimum, Max.: Maximum, I: SHAM grubuna göre anlamlı, II: Kontrol grubuna göre anlamlı, III:
Humik asid 5 mg/kg grubuna göre anlamlı, IV: Humik asid 10 mg/kg grubuna göre anlamlı
Tablo 5: Mobilite ve Histopatolojik değerlendirme
22
Resim 6: Yoğun kanama alanları, kromatoliz ve arada az sayıda PNL de izlenen mononükleer
inflamasyon izlenen bir örnek (Hex 200) (Grup 2- Kontrol grubu)
Resim 7: Küçük büyütmede bile dikkati çeken yoğun kanama odakları (Hex 40) (Grup 2 – Kontrol
Grubu)
23
Resim 8: Yaygın kromatoliz gösteren nöronlar (Hex 200) (Grup 3 - Humik asit 5mg/kg)
Resim 9: Yoğun kanamaya eşlik eden geniş nekroz alanı (HE x 200) (Grup 3 - Humik asit 5 mg/kg)
24
Resim 10: Spongioz (sol altta) ve kromatoliz (üstte) (Grup 3 - Humik asit 5 mg/kg)
Resim 11: Minimal kanama odakları ve hafif mononükleer yangı dışında patoloji olmayan bir örnek (HE
X 200) (Grup 4 - Humik asit 10 mg/kg)
25
c. Biyokimyasal Bulgular
Preoperatif ölçümlerde gruplar arasında TAS, TOS ve OI açısından farklılık
saptanmadı. Travma sonrası humik asit enjeksiyonu sonrasında 1. ve 24. saatte alınan
kan örneklerinde farklı dozlardaki humik asit gruplarında belirgin artış saptanmamış
olup yalnızca laminektomi yapılan grup ile 10mg/kg humik asit verilen grup
incelendiğinde TAS değerlerinde düşüş saptandı. Kontrol grubu ile ayrı ayrı
değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı bulunamasa da 1. saatte alınan kanlarda
TOS değerlerinde belirgin düşüş saptandı. Aynı şekilde 5 mg/kg humik asit verilen
grupta, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında TOS değerlerinde anlamlı düşüş mevcuttu.
Oksidatif indeks humik asit enjekte edilen gruplarda , kontrol grubuna göre
daha düşük saptanmıştır. İstatistiksel olarak 5mg/kg humik asit enjekte edilen grup ile
kontrol gurubu karşılaştırıldığında anlamlı saptanmış olup (p<0.05), 10mg/kg humik asit
enjekte edilen grupta p değer 0,06 olarak bulunmuştur (Tablo 6). Post-operatif 24. saatte
alınan OI değerlerinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında 5 mg/kg humik asit verilen
grupta düşüş saptansa da bu istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,83) (Tablo
6-7).
Özellik Grup I (n=7)
SHAM grup
Grup II (n=7)
Kontrol Grup
Grup III (n=7)
HA 5mg/kg
Grup IV (n=7)
HA 10mg/kg
P değeri
TAS preop 2,05±0,27 1,8±0,53 1,68±0,30 1,57±0,24 0,08
TOS preop 27,4±22,1 22,1±12,7 11,7±9,0 8,8±3,67 0,06
OI preop 12,6±9,0 11,6±4,56 6,94±5,6 5,7±2,16 0,10
TAS 2. Ölçüm* 1,97±0,49 1,66±0,43 1,68±0,21 1,44±0,18 0,07
TOS 2. Ölçüm* 29,2±24,1 25,0±11,0 13,5±10,0 12,1±5,45 0,10
TAS 3. Ölçüm* 1,81±0,54 1,52±0,33 1,57±0,26 1,41±0,26 0,30
TOS 3. Ölçüm* 13,5±14,5 14,3±10,7 13,1±8,5 15,1±4,1 0,98
OI 2. Ölçüm* 15,1±12,5 14,8±5,75 7,6±4,66 8,23±3,14 0,14
OI 3. Ölçüm* 6,4±,2 9,4±7,0 7,88±4,3 10,9±3,1 0,43
*Mean ± SD olarak verilmiştir.
Tablo 6. Çalışmaya Alınan Ratların TAS, TOS, OI değerleri
26
P P P P P P
I vs III I vs IV II vs III II vs IV III vs IV I vs II
TAS Post-op 1.
saat
0,22 0,007 0,77 0,21 0,07 0,21
TOS post-op 1.
saat
0,096 0,07 0,11 0,06 0,06 0,77
OI post op-1.
saat
0,44 0,12 0,77 0,62 0,34 0,22
TAS post-op 24.
saat
0,71 0,09 0,88 0,74 0,61 0,93
TOS post-op 24.
saat
0,20 0,48 0,02 0,06 0,33 0,47
OI post-op 24.
saat
0,56 0,07 0,83 0,24 0,17 0,52
Tablo7: Post-operatif 1. Ve 24. saat serumda TAS/TOS/OI değerlendirmelerinin ikili gruplar
arasındaki farkları
27
TARTIŞMA
Travmatik spinal kord hasarlanması (TSKH) gelişmekte olan toplumlarda ve
dünya genelinde ciddi bir ulusal problem halindedir. Hasarlanmanın patofizyolojisinde
öncelikli hasarlanma olan ve travmaya bağlı primer hasarlanma ardından ikincil
hasarlanma mekanizmaları yer almaktadır. İkincil hasarlanma mekanizmaları arasından
Reaktif oksijen türleri (ROS) ve oksidatif stresin, spinal kord hasarının
patofizyolojisinde önemli bir yeri olduğu bir vurgulanmaktadır.
Spinal kord travmatik hasarlanmalarında, sekonder hasar mekanizmaları
içerisinde iyon hemostazının dağılması, glutamat eksitotoksisitesi, mitokondrial
disfonksiyon ve mikrovasküler bozulma meydana gelmekte ve bunlar dolaylı ve ya direk
yollardan serbest radikal oluşumuna sebebiyet vererek oksidatif hasarlanmaya sebep
olmaktadır. Kontrolsüz zincir reaksiyonlar sonucunda sekonder hasar kaskadı ikincil
hasarlanmayı daha da esleyerek ROS üretimine ve nöronal hasara sebebiyet vermektedir
Liu ve ark. (89) spinal kord hasarlanması modellerinde superoksit ve hidroksil
radikallerinde (O2•
− and •OH ) ani bir artış saptamış ve yaklaşık 10 saate kadar yüksek
seyrettiğini belirtmiştir. Seligman ve ark. (90) tarafından TSKH modellerinde travma
sonrası alınan lomber ponksiyon örneklerinde malondialdehidin ilk 5 saat içerisinde
yükseldiği gösterilmiştir. Buna benzer olarak Hall ve ark (91) MDA ve siklik guanozine
minofosfat (cGMP) düzeylerinde yaklaşık 1 saat içinde artış tespit etmişlerdir. Yapılan
TSKH rat modellerinde, mikrodializ ve yüksek basınçlı likit kromatografi yöntemiyle,
MDA’nın 2 saat kadar erken bir süreçte yükseldiği gösterilmiştir (91). Bu çalışmalar
ışığında oksidatif stresin spinal kord hasarlanmasında ilk anlardan itibaren etkin olduğu
görülmektedir.
Günümüzde, spinal kord hasarlanmalarında kullanılacak kesin bir ajan
bulunmamaktadır. Metilprednizolon ve non-glukokortikoid olan tirizalad’ın çok
merkezli faz III çalışmalarda antioksidan seviyeleri ve nörolojik düzelmeye etkili olduğu
gösterilmiştir. Ancak yan etkileri sebepli kesin bir protokol henüz tanımlanmamıştır
(92). Literatürde minosiklin, atorvastatin, eritropoietin ve magnezyum gibi ajanların akut
spinal kord hasarlanmasındaki etkinliği ile ilgili örnekler mevcuttur.
28
Aras ve ark. (98) farklı dozlardaki minosiklinin travmatik spinal kord hasar
modelindeki antioksida3 ve oksidan seviyelerindeki etkilerini araştırmış. Farklı
dozlardaki minosiklinin (3, 30, 90 mg/kg) oksidatif stres üzerine farklı etkilerde
bulunduğunu göstererek antioksidan seviyelerinde yükselme olduğunu göstermiştir. Gao
ve ark. (116) kan lipid değerlerinin düşürülmesinde kullanılan atorvastatini, spinal kord
hasarlanmasında araştırmışlar. Çalışma sonucunda atorvastatinin otofajiyi artırıp,
apopitozisi azalttığı ve nörolojik rejenerasyonu artırdığı gösterilmiş. İnsan recombinant
eritropoietinin spinal kord apopitozunu, ödemi ve lokomotor hasarlanmayı azaltarak
spinal kord hasarlanmasındaki etkisi Jin ve ark (94) tarafından gösterilmiş olup, bunun
nükleer factor 2 ilişkili faktör 2 (Nrf2) aracılığıyla olabileceiğini vurgulamıştır.
Travmatik spinal kord hasarlanmasında etkili olabilecek bir diğer ajan NMDA
antagonistic etkisi olan magnezyum olup, Kaptanoglu ve ark. (95) tarafından elektron
mikroskobuyla yapılan ultrastrüktürel incelemelerde nöroprotektif etkinliği olduğu ve
ratlardaki lokomotor fonksiyonda iyileşme olduğu gösterilmiştir. Zhang ve ark. (96)
curcuma longa (curcumin) olarak bilinen zerdeçalın spinal kord hasarlanmasındaki
etkinliğini araştırmış ve posttravmatik inflamasyonu da azaltarak nörolojik iyileşme
olduğunu göstermiştir. Literatürde bugüne kadar, humik asidin travmatik akut spinal
kord hasarı üzerine etkinliği gösterilmemiştir.
Humik asitler veterinerlik ve tarımda efektif olarak kullanılmakta olan
polifenolik yapıda bir maddedir. Humik asitler çeşitli gruplar içermektedir. Kaynağı,
yaşı, iklimi ve elde edilişindeki çevresel faktörlere gore özellikleri çeşitlilik
göstermektedir (117-119). Günümüzde, bitki gelişimini hızlandırdığı ve desteklediği,
toprakta bakterisidal ve bitkilerde fungisidal etkinliği gösterilmiştir (113-116). Aynı
zamanda topraktaki ve sudaki kirliliğe karşı etkin olduğu çalışmalarda gösterilmiştir
(107).
European Agency for the Evaluation of Medicinal Products (EMEA) tarafından
yapılan bir çalışmada intestinal mukozadaki koruyucu etkileri, antitoksik ve
antimikrobiyel etkileri ortaya konmuştur (115). Yapısında bulundurduğu fenol, karboksil
asit ve kuinon aracılığıyla antioksidan özellik gösterdiği saptanmıştır (103,104). Mevcut
yararları ile ilgili literature örnekleri mevcut olsada, farklı görüş bildiren yazılarda
29
mevcuttur. Cheng ve ark. (105) humik asitlerin süperoksit anyonlarında artışı ve
glutatyon ve diğer antioksidanlarda azalmaya sebebiyet vererek, oksidatif strese yol
açtığını belirtmiştir. Buna karşın çalışmamızda total antioksidan miktarlarında anlamlı
değişiklik saptanmamış olup, humik asit verilmesi sonrası erken dönemde ölçülen total
oksidan miktarlarında belirgin düşüş saptanmıştır. Bunun yanı sıra kontrol grubu ile
karşılaştırıldığında humik asit verilen gruplarda özellikle erken dönemde alınan serum
örneklerinde oksidatif indekste belirgin düşüş saptanmıştır (Tablo 6-7). Efimova ve ark.
(106) yapılan bir diğer çalışmada ise kümen dimetil sulfoksit ile aynı ortama konan
humik asidin hidrokarbon substratında oksidasyonu engellediğini göstermiştir. Bu
özelliğiyle radikal zincir oksidasyonu inhibe ederek antioksidan özellik gösterdiği ortaya
konmuştur.
Humik asitlerin antiviral aktivitesi olduğu Rensburg ve ark. (107) tarafından
invitro çalışmalarda HİV (human immunodeficiency virüs) üzerinde gösterilmiştir.
Buna karşın Vucskits ve ark. (108) yaptığı çalışmada humik asitin, lenfosit
proliferasyonu ve antikor üretimini artırarak, humoral immuniteyi stimule ettiği
gösterilmiştir. Joone ve ark. (109) tarafındna yapılan çalışmada ise oksihumate’ın,
interlökin-2 reseptörlerini artırdığını ve T-helper hücre aktivitesini dolaylı yoldan
artırdığını göstermiştir. Çalışmamızda spinal kord dokuları üzerinde yapılan
araştırmalarda PNL ve MNL infiltrasyonlarında humik asit verilen gruplarda belirgin
azalma olduğu saptanmış ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (Tablo 5). Bir
başka çalışmada ise farelerde tyrpanosoma brucei enfeksiyonunda humik asidin
antiinflamatuar etkinliği gösterilmiştir (110). Bunlara karşın yapılan diğer çalışmalarda
humik asitin siyah bacak hastalığı ve bir takım kanser çeşitlerinde artış gösterdiği de
saptanmıştır (111).
Total antioksidan statüsü vücudun oksidatif strese karşı oluşturduğu savunmayı
göstermektedir. Vücudumuzda dolaşan kanda bulunan antioksidanlar ROS
temizlenmesinde yardımcı olmaktadır. Bu redoks dengesinin sağlanması için kan
yoluyla tüm vücuda antioksidanlar taşınmaktadır. Bu redoks reaksiyonları çeşitli
antioksidanlar gerçekleştirmekte olup hepsinin ayrı ayrı ölçülmesi pratik olmamaktadır
bu sebeple total antioksidan kapasitenin ölçümü uygun olmaktadır. Aynı şekilde
30
vücuttaki ksantine oksidaz, glikolat oksidaz, monoamin oksidaz gibi endojen oksidatif
enzimlerin varlığı sebebiyle TOS ölçümü uygun bulunmuştur (115).
Özkan ve ark. (83) serebral iskemi modelinde, humik asidin dokulardaki
antioksidan ve oksidan seviyeleri ile patolojik incelemelerde bulunmuş. Yapılan
çalışmada 10mg/kg humik asit enjeksiyonu verilen grup, kontrol grubu ile
karşılaştırıldığında Superoksit dismutaz (SOD) ve Nuclear respiratory factor-1 (NRF-1)
seviyelerinde artış sapranırken, MDA seviyelerinde belirgin düşüş saptanmışlar. Eş
zamanlı olarak histopatolojik değerlendirmelerde iskemiye bağlı hasarın daha az
olduğunu desteklemişlerdir. Akbas ve ark. (83) tarafından renal iskemi modelinde
yapılan araştırmada TAS değerlerinde anlamlı artış saptanırken, TOS, OI ve IMA
(ischemia modified albumin) değerlerinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı
düşüş saptanmıştır. Hematoksilin ve eozin boyamalarda tübüler dilatasyon, tübüler hücre
dejenerasyonu ve nekroz, bowman kapsül dilatasyonu, tübüler hyalin parçacıklar,
tübüler hücre dağılımında kontrol grubu ile karşılaştırdıklarında iyileşme olduğunu
göstermişler. Dtunnel tekniği ile yapılan apopitoz değerlendirmesinde ise, apopitotik
hücrelerde anlamlı düşüş olduğu belirtilmiş.
Çalışmamızda humik asit enjekte edilen gruplarda post operatif dönem birinci
saatte alınan TAS değerlerinde gruplar arasında belirgin değişiklik saptanmadı. Buna
karşın 1. saat TOS değerlerinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında 5mg/kg ve
10mg/kg humik asit enjekte edilen gruplarda belirgin düşüş saptandı ancak istatistiksel
olarak p değeri sınırda bulundu (p=0,11 ve 0,06). Oksidatif indeks değerlerinde de
postoperatif dönem 1. saatte alınan kanlar kontrol grubu ile humik asit grupları
karşılaştırıldığında ortalama olarak belirgin düşme saptanmış olsa da istatistiksel olarak
anlamlı bulunmadı (p=0,77 ve 0,62). Ratlardan alınan 24. Saat kanlarında kontrol grubu
ile karşılaştırıldığında 5mg/kg humik asit verilen grupta TOS değerlerinde istatistiksel
olarak anlamlı düşüş saptandı (p<0,05) (Tablo 6-7). Patolojik incelemelerde ise gruplar
birarada değerlendirildiğinde ödem, hemoraji, PNL, MNL/mikroglia/makrofaj
değerlendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı düzelme olduğu saptandı (p<0,05).
Modifiye Tarlov Skorlamasına göre yapılan parapleji değerlendirmesinde ise humik asit
verilenlerde kontrol grubuna göre anlamlı düzelme saptanmıştır (p<0,001) (Tablo3).
31
SONUÇ
Literatürdeki çeşitli tartışmalara karşın, bu çalışmayla humik asit maddesinin,
spinal kord travmasında erken dönemde uygulanması ile özellikle TOS miktarlarında
azalmaya sebep olduğu ve istatistiksel olarakta anlamlı bulduğumuz oksidatif indeks
parametrelerinde düşüşe sebep olduğu gösterilmiştir. Bunun yanı sıra, muhtemel erken
dönem enjeksiyonun etkinliği ile ilişkili olarak, gruplar karşılaştırıldığında humik asidin
patolojik süreçte de etkin rol aldığı gözlemlenmiştir. Bu durumda erken dönemde humik
asit sebepli düşük seviyelerde seyreden oksidatif stresin, travmatik spinal kord
hasarlanmasını azalttığı, humik asidin spinal kord travmalarında kullanılabilecek etkin
bir ajan olabileceği düşünülmüş ve gelecekte, geniş serili ve daha kapsamlı çalışmalarla
bunun desteklenip teröpatik bir ajan olarak sunulabileceği öngörülmüştür.
32
REFERANSLAR
1.Lee BB, Cripps RA, Fitzharris M, Wing PC. The global map for traumatic spinal
cord injury epidemiology: update 2011, global incidence rate. Spinal Cord. 2014
Feb;52(2):110-6.
2.Spinal cord injury: facts and figures at a glance. J Spinal Cord Med 2000; 23: 153-55.
3.Karacan I, Koyuncu H, Pekel O, Sumbuloglu G, Kirnap M, Dursun H ve ark.
Traumatic spinal cord injuries in Turkey: a nation-wide epidemiological study. Spinal
Cord 2000; 38(11): 697-701.
4.Hurlbert RJ, Hadley MN, Walters BC, Aarabi B, Dhall SS, Gelb DE, Rozzelle CJ,
Ryken TC, Theodore N. Pharmacological therapy for acute spinal cord injury.
Neurosurgery. 2013 Mar;72 Suppl 2:93-105.
5.Kwon BK, Tetzlaff W, Grauer JN, Beiner J, Vaccaro AR. Pathophysiology and
pharmacologic treatment of acute spinal cord injury. Spine J. 2004 Jul-Aug;4(4):451-64.
6.Çavdar S. Omurga ve Omurilik Anatomisi ve Embriyolojisi. Omurilik Omurga
Cerrahisi, Ed. M.Zileli, Fahir Özer, 3.Baskı, İzmir: İntertıp Yayınevi, 2014; 17- 43.
7.Netter FH. Embriyoloji. The Netter Collection of Medical illustration Nervous
System, Volume 1: Part I: Anatomy and Physiology, Ed: Brass A, Elsevier Saunders,
2007: 130- 47
8.Gray’s Anatomy of the Human Body-Find-in depth information on the anatomy and
physiology of the human body. 20th ed. Newyork Bartleby.com. 2000.
9.K.L. Moore. Clinically Oriented Anatomy, 6. Eddition, Lippincott Williams &
Wilkins, Philadelphia, 2010.
10. Cho TA. Spinal cord functional anatomy. Continuum (Minneap Minn). 2015 Feb;
21(1 Spinal Cord Disorders):13-35.
11. Taner D. Medulla Spinalis. Fonksiyonel Nöroanatomi, Ed. D. Taner, 7. Baskı,
Ankara; ODTÜ Yayıncılık, 2008; 33-48.
33
12. Oyinbo CA. Secondary injury mechanisms in traumatic spinal cord injury: a
nugget of this multiply cascade. Acta Neurobiol Exp (Wars). 2011;71(2):281-99.
13. Dumont RJ, Okonkwo DO, Verma S, Hurlbert RJ, Boulos PT, Ellegala DB,
Dumont AS. Acute spinal cord injury, part I: pathophysiologic mechanisms. Clin
Neuropharmacol. 2001 Sep-Oct;24(5):254-64.
14. Wolman L. The disturbances of circulation in traumatic paraplegia in acute and
late stages: a pathological study. Paraplegia 1965;2: 213–26.
15. Young W. Secondary injury mechanisms in acute spinal cord injury. J Emerg Med
1993;11:13–22.
16. Anderson DK, Hall ED. Pathophysiology of spinal cord trauma. Ann Emerg Med
1989;22:987–92.
17. Geisler FH, Dorsey FC, Coleman WP. Recovery of motor function after spinal
cord injury—a randomized, placebo-controlled trial with GM-1 ganglioside. N Engl J
Med 1991;324:1829–38.
18. Lapchak PA, Araujo DM, Song D, et al. Neuroprotection by the selective
cyclooxygenase-2 inhibitor SC-236 results in improvements in behavioral deficits
induced by reversible spinal cord ischemia. Stroke 2001;32:1220–5.
19. Blight AR, Young W. Central axons in injured cat spinal cord recover
electophysiological function following remyelination by Schwann cells. J Neurol Sci
1989;91:15–34
20. Koyanagi I, Tator CH, Lea PJ. Three-dimensional analysis of the vascular system
in the rat spinal cord with scanning electron microscopy of vascular corrosion casts—
part 1: normal spinal cord. Neurosurgery 1993;33:277–84
21. Tator CH, Fehlings MG. Review of the secondary injury theory of acute spinal
cord trauma with emphasis on vascular mechanisms. J Neurosurg 1991;75:15–26
22. Tator CH. Review of experimental spinal cord injury with emphasis on the local
systemic circulatory effects. Neurochirurgie 1991; 37:291–302.
34
23. Cuzzocrea S, Riley DP, Caputi A, et al. Antioxidant therapy: a new
pharmacological approach in shock, inflammation, and ischemia/reperfusion injury.
Pharmacol Rev 2001;53:135–59.
24. Lipton SA, Rosenberg PA. Excitatory amino acids as a final common pathway for
neurologic disorders. N Engl J Med 1994;330: 613–22.
25. Lewen A, Matz P, Chan PH. Free radical pathways in CNS injury. J Neurotrauma
2000;17:871–90.
26. DOBLE, A. (1999). The role of excitotoxicity in neurodegenerative disease:
implications for therapy. Pharmacol. Ther. 81, 163–221
27. LI, S., Mealing, G.A., Morley, P., et al. (1999). Novel injury mechanism in anoxia
and trauma of spinal cord white matter: glutamate release via reverse Na-dependent
glutamate transport. J. Neurosci. 19, RC16.
28. LI, S., and STYS, P.K. (2001). Na-K-ATPase inhibition and depolarization induce
glutamate release via reverse Na-dependent transport in spinal cord white matter.
Neuroscience 107, 675–683
29. Choi DW. Ionic dependence of glutamate neurotoxicity. The Journal of
neuroscience. 1987;7(2):369-79.
30. Olsson Y, Sharma HS, Nyberg F, et al. The opioid receptor antagonist naloxone
influences the pathophysiology of spinal cord injury. Prog Brain Res 1995;104:381–99.
31. Agrawal SK, Fehlings MG. The effect of the sodium channel blocker QX-314 on
recovery after acute spinal cord injury. J Neurotrauma 1997;14:81–8.
32. Cheung JY, Bonventre JV, Malis CD, et al. Calcium and ischemic injury. N Engl J
Med 1986;314:1670–6.
33. Beckman JS. Peroxynitrite versus hydroxyl radical: the role of nitric oxide in
superoxide-dependent cerebral injury. Ann NY Acad Sci 1994;738:69–75.
34. Butler AR, Flitney FW, Williams DLH. NO, nitrosonium ions, nitroxide ions,
nitrosothiols and iron nitrosyls in biology: a chemist’s perspective. Trends Pharmacol
Sci 1995;16:18–22.
35
35. Cohen G, Hochstein P. Glutathione peroxidase: the primary agent for the
elimination of hydrogen peroxide in erythrocytes. Biochemistry 1963;2:1420–8
36. Bracken MB, Freeman DH, Hellenbrand K. Incidence of acute traumatic spinal
cord injury in the United States, 1970–1977. Am J Epidemiol 1981;113:615–22.
37. Boucher BA, Phelps SJ. Acute management of the head injury patient. In: DiPiro
JT, Talbert RL, Yee GC, et al., eds. Pharmacotherapy: A Pathophysiological Approach.
Stamford: Appleton & Lange, 1997:1229–42.
38. Fiskum G. Mitochondrial participation in ischemic and traumatic neural cell death.
J Neurotrauma 2000;17:843–55.
39. Shields DC, Schaecher KE, Hogan EL, et al. Calpain activity and expression
increased in activated glial and inflammatory cells in penumbra of spinal cord injury
lesion. J Neurosci Res 2000;61: 146–50.
40. Hall ED, Wolf DL. A pharmacological analysis of the pathophysiological
mechanisms of posttraumatic spinal cord ischemia. J Neurosurg 1986;64:951–61.
41. Hsu CY, Halushka PV, Hogan EL, et al. Alteration of thromboxane and
prostacyclin levels in experimental spinal cord injury. Neurology 1985;35:1003–9.
42. Jonsson HT, Daniell HB. Altered levels of PGF in cat spinal cord tissue after
traumatic injury. Prostaglandins 1976;11:51–9.
43. Faden AI, Chan PH, Longar S. Alterations in lipid metabolism, Na, K-ATPase
activity and tissue water content of spinal cord after experimental traumatic injury. J
Neurochem 1987;48:1809–16.
44. Schwab JM, Brechtel K, Nguyen TD, et al. Persistent accumulation of
cyclooxygenase-1 (COX-1) expressing microglia/macrophages and upregulation by
endothelium following spinal cord injury. J Neuroimmunol 2000;111:122–30.
45. Resnick DK, Graham SH, Dixon CE, et al. Role of cyclooxygenase 2 in acute
spinal cord injury. J Neurotrauma 1998;15:1005–13.
36
46. Kaufmann WE, Worley PF, Pegg J, et al. COX-2, a synaptically induced enzyme,
is expressed by excitatory neurons at postsynaptic sites in rat cerebral cortex. Proc Natl
Acad Sci U S A 1996;93: 2317–21.
47. Rhoney DH, Luer MS, Hughes M, et al. New pharmacologic approaches to acute
spinal cord injury. Pharmacotherapy 1996;16: 382–92
48. Eidelberg E, Sullivan J, Brigham A. Immediate consequences of spinal cord
injury: possible role of potassium in axonal conduction block. Surg Neurol 1975;3:317–
21.
49. Fleming, J. C., Norenberg, M. D., Ramsay, D. A., Dekaban, G. A., Marcillo, A. E.,
Saenz, A. D., et al. (2006). The cellular inflammatory response in human spinal cords
after injury. Brain 129, 3249–3269. doi: 10.1093/brain/awl296
50. Zhang, B., and Gensel, J. C. (2014). Is neuroinflammation in the injured spinal
cord different than in the brain? Examining intrinsic differences between the brain and
spinal cord. Exp. Neurol. 258, 112–120. doi: 10.1016/j.expneurol.2014.04.007
51. Batchelor, P. E., Tan, S., Wills, T. E., Porritt, M. J., and Howells, D. W. (2008).
Comparison of inflammation in the brain and spinal cord following mechanical injury. J.
Neurotrauma 25, 1217–1225. doi: 10.1089/neu.2007.0308
52. Kolaczkowska, E., and Kubes, P. (2013). Neutrophil recruitment and function in
health and inflammation. Nat. Rev. Immunol. 13, 159–175.
53. Lee, S. M., Rosen, S., Weinstein, P., van Rooijen, N., and Noble-Haeusslein, L. J.
(2011). Prevention of both neutrophil and monocyte recruitment promotes recovery after
spinal cord injury. J. Neurotrauma 28, 1893–1907.
54. Neirinckx, V., Coste, C., Franzen, R., Gothot, A., Rogister, B., and Wislet, S.
(2014). Neutrophil contribution to spinal cord injury and repair. J.
Neuroinflammation 11:50.
55. Schnell L, Fearn S, Klassen H, Schwab ME, Perry VH. Acute inflammatory
responses to mechanical lesions in the CNS: differences between brain and spinal cord.
European Journal of Neuroscience. 1999;11(10):3648-58.
37
56. Lindholm D, Castren E, Kiefer R, Zafra F, Thoenen H. Transforming growth
factor-beta 1 in the rat brain: increase after injury and inhibition of astrocyte
proliferation. The Journal of cell biology. 1992;117(2):395-400Greene KA, Marciano
FF, Sonntag VKH. Pharmacological strategies in the treatment of spinal cord injuries: a
critical review. Crit Rev Neurosurg 1994;4:254–64
57. Emery E, Aldana P, Bunge MB, et al. Apoptosis after traumatic human spinal cord
injury. J Neurosurg 1998;89:911–20.
58. Arnold PM, Citron BA, Ameenuddin S, et al. Caspase-3 inhibition is
neuroprotective after spinal cord injury [abstract]. J Neurochem 2000;74:S73B.
59. CashaS,YuWR,FehlingsMG.Oligodendroglialapoptosisoccurs along degenerating
axons and is associated with FAS and p75 ex- pression following spinal cord injury in
the rat. Neuroscience 2001;103:203–18.
60. Huang X, Vangelderen J, Calva-Cerqueira, et al. Differential acti- vation of
caspases after traumatic spinal cord injury in the rat. Soc Neurosci Abst (in press).
61. Springer JE, Azbill RD, Knapp PE. Activation of the caspase-3 apoptotic cascade
in traumatic spinal cord injury. Nat Med 1999; 5:943–6.
62. Shuman SL, Bresnahan JC, Beattie MS. Apoptosis of microglia and
oligodendrocytes after spinal cord contusion in rats. J Neurosci Res 1997;50:798–808.
63. Abe Y, Yamamoto T, Sugiyama Y, et al. Wallerian degeneration after
experimental spinal cord injury: a possible mechanism of oligodendroglial death. J
Neurotrauma 1999;16:945–52.
64. Li G L, Farooque M, Holtz A, et al. Apoptosis of oligodendrocytes occurs for long
distances away from the primary injury after com- pression trauma to rat spinal cord.
Acta Neuropathol (Berl) 1999; 98:473–80.
65. Leskovar A, Moriarty LJ, Turek JJ, et al. The macrophage in acute neural injury:
changes in cell numbers over time and levels of cy- tokine production in mammalian
central and peripheral nervous systems. J Exp Biol 2000;203:1783–95.
38
66. Li M, Ona VO, Chen M, et al. Functional role and therapeutic implications of
neuronal caspase-1 and -3 in a mouse model of traumatic spinal cord injury.
Neuroscience 2000;99:333–42.
67. Sakurai M, Hayashi T, Abe K, et al. Delayed selective motor neuron death and fas
antigen induction after spinal cord ischemia in rabbits. Brain Res 1998;797:23–8.
68. Citron BA, Arnold PM, Sebastian C, et al. Rapid upregulation of caspase-3 in rat
spinal cord after injury: mRNA, protein, and cellular localization correlates with
apoptotic cell death. Exp Neurol 2000;166:213–26.
69. Verweij BH, Muizelaar JP, Vinas FC, et al. Mitochondrial dys- function after
experimental and human brain injury and its possible reversal with a selective N-type
calcium channel antagonist (SNX- 111). Neurol Res 1997;19:334–9.
70. Xiong Y, Gu Q, Peterson PL, et al. Mitochondrial dysfunction and calcium
perturbation induced by traumatic brain injury. J Neuro- trauma 1997;14:23–34.
71. Xiong Y, Peterson PL, Muizelaar JP, et al. Amelioration of mitochondrial function
by a novel antioxidant U-101033E following traumatic brain injury in rats. J
Neurotrauma 1997;14:907–17.
72. Xiong Y, Peterson Pl, Verweij BH, et al. Mitochondrial dysfunction after
experimental traumatic brain injury: combined efficacy of SNX-111 and U-101033E. J
Neurotrauma 1998;15:531–44.
73. Xiong Y, Peterson PL, Lee CP. Effect of N-acetylcysteine on mitochondrial
function following traumatic brain injury in rats. J Neurotrauma 1999;16:1067–82.
74. Budd SL, Nicholls DG. Mitochondria, calcium regulation, and acute glutamate
excitotoxicity in cultured cerebellar granule cells. J Neurochem 1996;67:2282–91.
75. Dugan LL, Sensi SL, Canzoniero LM. Mitochondrial production of reactive
oxygen species in cortical neurons following exposure to N-methyl-D-aspartate. J
Neurosci 1995;15:6377–88.
76. Schinder AF, Olson EC, Spitzer NC, et al. Mitochondrial dysfunction is a primary
event in glutamate neurotoxicity. J Neurosci 1996;16:6125–33.
39
77. Stout AK, Raphael HM, Kanterewicz BI, et al. Glutamate induced neuron death
requires mitochondrial calcium uptake. Nat Neurosci 1998;1:366–73.
78. White RJ, Reynolds IJ. Mitochondria and Na+ /Ca2 + exchange buffer glutamateinduced calcium loads in cultured cortical neu- rons. J Neurosci 1995;15:1318–28.
79. Hall ED. The neuroprotective pharmacology of methylprednisolone. J Neurosurg
1992;76:13–22.
80. Hall ED. Neuroprotective actions of glucocorticoid and non-glucocorticoid
steroids in acute neuronal injury. Cell Mol Neurobiol 1993;13:415–32.
81. Dumont RJ, Verma S, Okonkwo DO, Hurlbert RJ, Boulos PT, Ellegala DB,
Dumont AS. Acute spinal cord injury, part II: contemporary pharmacotherapy. Clin
Neuropharmacol. 2001 Sep-Oct;24(5):265-79.
82. Vašková J, Veliká B, Pilátová M, Kron I, Vaško L. Effects of humic acids in vitro.
In Vitro Cell Dev Biol Anim. 2011 Jun;47(5-6):376-82. doi: 10.1007/s11626-011-9405-
8. Epub 2011 Apr 13.
83. Ozkan A, Sen HM, Sehitoglu I, Alacam H, Guven M, Aras AB, Akman T, Silan
C, Cosar M, Karaman HI. Neuroprotective effect of humic Acid on focal cerebral
ischemia injury: an experimental study in rats. Inflammation. 2015 Feb;38(1):32-9. doi:
10.1007/s10753-014-0005-0. PubMed PMID: 25173888
84. Akbas A, Silan C, Gulpinar MT, Sancak EB, Ozkanli SS, Cakir DU.
Renoprotective Effect of Humic Acid on Renal Ischemia-Reperfusion Injury: An
Experimental Study in Rats. Inflammation. 2015 Dec;38(6):2042-8.
85. Amato, Alexandre Campos Moraes, & Stolf, Noedir Antônio Groppo. (2015).
Anatomy of spinal blood supply. Jornal Vascular Brasileiro, 14(3), 248-
252. https://dx.doi.org/10.1590/1677-5449.0004
86. Temel spinal cerrahi, Inter Tıp yayınevi, 2016
87. Song I-S, Yang J-Y, Lee J-K, Joo Y-B, Cha S-M. Variations of Neurotrophic
Factors and It's Importances in Spinal Cord Injured Rats and Beagle Dogs. J Korean Soc
Spine Surg. 2011;18(1):1-12.
40
88. J.B. Liu, T.S. Tang, D.S. Xiao, Changes of free iron contents and its correlation
with lipid peroxidation after experimental spinal cord injury, Chin. J. Traumatol. 7
(2004) 229–232.
89. M.L. Seligman, E.S. Flamm, B.D. Goldstein, R.G. Poser, H.B. Demopoulos, J.
Ran- sohoff, Spectrofluorescent detection of malonaldehyde as a measure of lipid free
radical damage in response to ethanol potentiation of spinal cord trauma, Lipids 12
(1977) 945–950.
90. H. Qian, D. Liu, The time course of malondialdehyde production following impact injury to rat spinal cord as measured by microdialysis and high pressure liquid
chromatography, Neurochem. Res. 22 (1997) 1231–1236.
91. Bains M, Hall ED. Antioxidant therapies in traumatic brain and spinal cord injury.
Biochim Biophys Acta. 2012 May;1822(5):675-84. doi: 10.1016/j.bbadis.2011.10.017.
Epub 2011 Nov 4.
92. Jia Z, Zhu H, Li J, Wang X, Misra H, Li Y. Oxidative stress in spinal cord injury
and antioxidant-based intervention. Spinal Cord. 2012 Apr;50(4):264-74.
93. Aras M, Altas M, Motor S, Dokuyucu R, Yilmaz A, Ozgiray E, Seraslan Y,
Yilmaz N. Protective effects of minocycline on experimental spinal cord injury in rats.
Injury. 2015 Aug;46(8):1471-4. d
94. Jin W, Ming X, Hou X, Zhu T, Yuan B, Wang J, Ni H, Jiang J, Wang H, Liang W.
Protective effects of erythropoietin in traumatic spinal cord injury by inducing the Nrf2
signaling pathway activation. J Trauma Acute Care Surg. 2014 May;76(5):1228-34.
95. Kaptanoglu E, Beskonakli E, Okutan O, Selcuk Surucu H, Taskin Y. Effect of
magnesium sulphate in experimental spinal cord injury: evaluation with ultrastructural
findings and early clinical results. J Clin Neurosci. 2003 May;10(3):329-34.
96. Zhang N, Wei G, Ye J, Yang L, Hong Y, Liu G, Zhong H, Cai X. Effect of
curcumin on acute spinal cord injury in mice via inhibition of inflammation and TAK1
pathway. Pharmacol Rep. 2017 Oct;69(5):1001-1006.
41
97. Chen Y, Stevenson F. J, Soil organic matter interactions with trace elements, in:
Y. Chen, Y. Avnimelech (Eds.), The Role of Organic Matter in Modern Agriculture
1986, pp. 73–116.
98. Y. Chen, Organic matter reactions involving micronutrients in soils and their
effect on plants, in: A. Piccolo (Ed.), Humic Substances in Terrestrial Ecosystems
Elsevier 1996, pp. 507–529.
99. A. Piccolo, S. Nardi, G. Concheri, Structural characteristics of humic substances
as related to nitrate uptake and growth regulation in plant systems, Soil Biol. Biochem.
24 (4) (1992) 373–380.
100. M.M. Tahir, M. Khurshid, M.Z. Khan, M.K. Abbasi, M.H. Kazmi, Lignitederived humic acid effect on growth of wheat plants in different soils, Pedosphere 21 (1)
(2011) 124–131
101. I.V. Perminova, K. Hatfield, N. Hertkorn, The use of humic substances to
remediate polluted environment: From theory to practice, NATO Sciences Series. ,
Springer, 2002. )
102. Khil'ko S.L , Efimova I.V, Smirnova O.V. Antioxidant properties of humic acids
from brown coal, Solid Fuel Chem. 45 (6) (2011) 367–371.
103. G. Ferrara, E. Loffredo, N. Senesi, R. Marcos, Humic acids reduce the
genotoxicity of mitomycin C in the human lymphoblastoid cell line TK6, Mutat. Res.
603 (1) (2006) 27–32.
104. Cheng, M.L., H.Y. Ho, Y.W. Huang, et al. 2003. Humic acid induces oxidative
DNA damage, growth retardation, and apoptosis in human primary fibroblasts.
Experimental Biology and Medicine (Maywood, N.J.) 228(4): 413–23.
105. Efimova, I.V., S.L. Khil’ko, and O.V. Smirnova. 2012. Antioxidant activity of
humic acids in radical-chain oxidation processes. Russian Journal of Applied Chemistry
85(9): 1351–54.)
42
106. .Van Rensburg, C.E.J., S.C.K. Malfield, and J. Dekker. 2001. Topical application
of oxifulvic acid suppresses the cutaneous immune re- sponse in mice. Drug
Development Research 53: 29–32.)
107. Vucskits, A.V., I. Hullár, A. Bersényi, et al. 2010. Effect of fulvic and humic
acids on performance, immune response and thyroid function in rats. Journal of Animal
Physiology and Animal Nutrition (Berlin) 94(6): 721–8.
108. Jooné GK, Dekker J, van Rensburg CE. Investigation of the immunostimulatory
properties of oxihumate. Z Naturforsch C. 2003 Mar-Apr;58(3-4):263-7. PubMed
PMID: 12710739.)
109. Kodama H, Denso, Okazaki F, Ishida S. Protective effect of humus extract
against Trypanosoma brucei infection in mice. J Vet Med Sci. 2008 Nov;70(11):1185-
90. PubMed PMID: 19057136. )
110. Cheng, M.L., H.Y. Ho, D.T. Chiu, et al. 1999. Humic acid mediated oxidative
damages to human erythrocytes: a possible mechanism leading to anemia in blackfoot
disease. Free Radical Biology and Medicine 27(3–4): 470–477.
111. Stevenson F.J., Humus Chemistry: Genesis, Composition, Reactions, John Wiley
& Sons, 1994.
112. Steelink C, Aiken G.R, McKnight D.M, Wershaw R.L, MacCarthy P, Elemental
Characteristics of Humic Substances, Humic Substances in Soil, Sediment, and Water,
Wiley 1985, pp. 457–476.
113. Sposito G, Sorption of trace metals by humic materials in soils and natural
waters, Crit. Rev. Environ. Control. 16 (1986) 193–229.
114. EMEA. Humic acids and their sodium salts, summary report. Committee for
Veterinary Medicinal Products. European Agency for the Evaluation of Medicinal
Products Available via http://www.ema.europa.eu/docs/en_GB/document_library/
Maximum_Residue_Limits_-Report/2009/11/ WC500014416.pdf; 1999
115. Erel, O., 2004: A novel automated method to measure totalantioxidant response
against potent free radical reac-tions. Clin.Biochem. 37, 112-119.
43
116. Gao S, Zhang ZM, Shen ZL, Gao K, Chang L, Guo Y, Li Z, Wang W, Wang
AM. Atorvastatin activates autophagy and promotes neurological function recovery after
spinal cord injury. Neural Regen Res. 2016 Jun;11(6):977-82.
44
ÖZGEÇMİŞ
I- Bireysel Bilgiler
Ad-Soyad: Burak Kınalı
Doğum yeri: Seyhan / ADANA
Doğum Tarihi: 04.11.1988
Uyruğu: Türkiye Cumhuriyeti
Yabancı Dil: İngilizce , Almanca
Medeni Durumu: Bekar
Askerlk Durumu: Muaf
İletişim Telefonu: +905469494702
İletişim Adresi: Kurttepe mahallesi 83061 sokak Çamlıgöl villaları no:30
Çukurova/Adana/Türkiye
E-mail: drburakkinali@hotmail.com
II- Eğitim:
Temmuz 2013 – Kasım 2018, Asistan Doktor: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Tepecik
Sağlık ve Uygulama Merkezi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü, İzmir, Türkiye
Eylül 2005 – Temmuz 2011, Tıp öğrenimi: Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,
İstanbul, Türkiye
III-Ünvanları
Tıp öğrenimi ve asistan doctor
IV- Mesleki Deneyimi
25 Temmuz - 05 Ağustos 2011 : Jena Üniversites Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü,
Gözetmen doktor (Observer) , Jena, Almanya (Prof. Dr. Rolf Kalff)
07 Mayıs- 20 Temmuz, 2012 : Adana Acıbadem Hastanesi, Nöroşirürji Departmanı, Gözetmen
Doktor (Observer), Adana, Türkiye (Prof. Dr. Sabahattin Hacıyakupoğlu)
02 Ocak - 31 Mart 2017: İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesi Hastanesi, Nöroanatomi
Laboratuvarı ve Hipofiz Merkezi, İstanbul, Türkiye (Clinical and Research fellowship) (Prof.
Dr. Nurperi Gazioğlu - Prof. Dr. Necmettin Tanrıöver)
45
VI- Bilimsel İlgi Alanları
A. Ulusal Sertifikalar:
A1. Türk Nöroşirürji Derneği, Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu ‘’ Omurga
Cerrahisinde Olgu Çözümlemeleri Sempozyumu ‘’ 26-29 Eylül 2013 Çeşme, İzmir,
Türkiye
A2. Uludağ Üniversitesi ‘’ 5. Uludağ Nöroşirürji Kış Sempozyumu ’’ 1-2 mart 2014
Uludağ, Bursa, Türkiye
A3. Türk Nöroşirürji Derneği ‘’28. Bilimsel Kongresi ’’ : 4-8 Nisan 2014 Antalya,
Türkiye
A4. Türk Nöroşirürji Derneği, Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu ‘’ Omurga ve
Omurilik Tümörleri Sempozyumu ‘’ 25-28 Eylül 2014 Çeşme, İzmir, Türkiye
A5. Sinir Sistemi Cerrahisi Derneği ‘’ 10. Bilimsel Kongresi ’’: 25-28 Ekim 2014 İzmir,
Türkiye
A6. Türk Nöroşirürji Derneği Cerrahi Nöroanatomi Eğitim ve Öğretim Grubu ‘’İntrinsik
Beyin Lezyonları İçin Ak Madde Yollarının Üç Boyutlu Mikroanatomisi ve Cerrahisi’’ :
17 Ocak 2015 Ankara, Türkiye
A7. Türk Nöroşirürji Derneği ‘’ Akademik Yazım Eğitimi Toplantısı ’’ : 3-4 Ekim 2015
İstanbul, Türkiye
A8. Türk Nöroşirürji Derneği ‘’ 30. Bilimsel Kongresi ’’ 8-12 Nisan 2016, Belek,
Antalya, Türkiye
A9. Türk Nöroşirürji Derneği, Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu ‘’ Temel Eğitim
Programı (STEP) 6. Dönem 1. Modül ‘’: 26-29 Mayıs 2016 Kuşadası, Aydın, Türkiye
A10. İstanbul Üniversitesi Hipofiz Merkezi ‘’ 1. İstanbul Hipofiz Sempozyumu ve
Pituiter Adenomlarda Endoskopik Endonazal Kafa Tabanı Cerrahisi Kursu ‘’ 11-12
March 2016, İstanbul, Türkiye
A11. Sinir Sistemi Cerrahisi Derneği ‘’ 12. Bilimsel Kongresi ‘’ 13- 16 Ekim Muğla,
Türkiye
46
A12. Türk Nöroşirürji Dernepi Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Öğretim ve Eğitim
Grubu ‘’ Lomber Dejeneratif Omurga, Sonbahar Sempozyumu ‘’ 20-23 Ekim 2016,
Antalya, Türkiye
A13. Türk Nöroşirürji DErneği Nöroonkolojik Cerrahi Öğretim ve Eğitim Grubu
Sempozyumu ‘’ Sellar ve Parasellar Bölge Lezyonları ‘’ 16-17 Aralık 2016, İstanbul,
Türkiye
A14. İstanbul Üniversitesi Hipofiz Merkezi ‘’2. İstanbul Hipofiz Sempozyumu Pitüiter
Adenomlarda Endoskopik Endonazal Kafa Tabanı Cerrahisi Kursu ‘’ 3-4 Mart 2017,
İstanbul, Türkiye
A15. Türk Nöroşirürji Derneği, Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu ‘’ Temel
Eğitim Programı (STEP) 6. Dönem 2. Modül ‘’ 8-11 Haziran 2017 Tekirdağ, Türkiye
A16. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı
‘’Nörotravmatoloji Toplantısı’’ 17 Şubat 2018, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul
Türkiye
B. Uluslararası Sertifikalar:
B1. ISPN 43th Annual Meeting, 4-8 October 2015 İzmir, Turkey
B2. 30th Annual Scientific Congress of the Turkish Neurosurgical Society, 8-12 April,
Antalya, Turkey (European Accreditation Council for Continuing Medical Education
(EACCME) 21 points )
B3. Medical Education Midas Rex Drilling Course 6th May 2017 Prague, Czech
Republic
B4. The European Association of Neurosurgical Societies European Training Course (
Spine And Peripheral Nerves ), April 2017, Prague, Czech Republic
B5. World Federetion of Neurosurgical Society XVI. Congress 20-25 August 2017
İstanbul , Turkey (European Accreditation Council for Continuing Medical Education
(EACCME) 40 points )
47
B6. 4th Annual EANS Vascular Section Meeting 8-9 September 2017 Nice, France
(European Accreditation Council for Continuing Medical Education (EACCME) 13
points )
B7. The European Association of Neurosurgical Societies European Training Course (
Head İnjury and Functional Surgery ), April 2018, Belgrade, Serbia
B8. World Federation of Neurosurgical Society ‘’ WFNS Symposia 2018 ’’ August
2018, Kuala Lumpur, Malaysia
C. Sözlü Sunumlar:
C1. Trainee Lecture : C1 lateral mass screw insertion from the caudal–dorsal to the
cranial–ventral direction as an alternate method for C1 fixation: A quantitative
anatomical and morphometric evaluation – EANS European Training Course in
Neurosurgery on Spine & Peripheral Nerves, 7-10 May 2017 Prague, Czech Republic
C2. Endoscopic Endonasal Transclival Approach for The Posterior Circulation
Aneurysms: Cadaver study – 4th Annual EANS Vascular Section Meeting 8-9
September 2017 Nice, France
C3. Colloid Cyst of Third Ventricle: Report of 11 Cases with Transcallosal
Transforaminal and Transcolumna Fornicis Approach and Clinical, Radiological
Features – 20-25 August WFNS 2017 İstanbul Turkey
C4. Cortical Bone Trajectory Screw for Lumbar Fixation: A Quantitative Anatomical
and Morphometric Evaluation – 20-25 August WFNS 2017 İstanbul Turkey
C5- Reliability of Cavernous Sinus Sampling in Management of Cushing’s Disease –
20-25 August WFNS 2017 İstanbul, Turkey
C6- Analyses of Long-Term Results of Pituitary Surgery for Cushing’s Disease and
Predictive Factors for Remission and Recurrence – 20-25 August WFNS 2017 İstanbul,
Turkey
C7- Hacıyakupoglu E, Kınalı B, Yılmaz MD, Hacıyakupoglu S: Treatment of 13
multilobulated Recurrent Chronic Subdural Hematoma with Craniotomy, Durectomy,
48
Membranectomy, Dural Border Coagulation and Cortical Vein Decompression; 31th
Annual Scientific Congress of Turkish Neurosurgical Society Antalya, Turkey, 2017
C8- Kinali B, Şenoğlu M, Karadağ F K, Karadağ A, Öksüz P, Türk Ç, Diniz G; Relation
of immunohistochemical arid-1a and hif-1a expression with Clinical and radiological
parameters in pituitary adenomas 11th multidisciplinary neuro-oncology symposium,
Neuro Oncology Society, 25-27 May, Dalaman, Muğla, Turkey 2018
C9- Ali K, Mehmet Ş, Ömer F T, Burak K, Mustafa G, Yeliz P, Erik H M, Necmettin T;
Rare Variations Of The Vertebral Arteries, Intervertebral Transversal Anastomosis:
Cadaver And Radiological Investigation, WFNS Symposia 2018, 15th -19th August 2018,
Kuala Lumpur, Malaysia
D. Ulusal Yayınlar:
D1. Vertebroplasti – Hacıyakupoglu E, Kınalı B, Oktay K, Yılmaz DM, Hacıyakupoglu
S – Archives Medical Review Journal. 2012; 21(4): 283-298
D2. Serebral Araknoid Kistler – Hacıyakupoglu E, Yılmaz DM, Kınalı B, Eriçek ÖB,
Hacıyakupoglu S – Archives Medical Review Journal – 2016;25(3): 259-268
D3. Analysis of Cavernous Malformations: Experience with 18 Cases – Hacıyakupoğlu
E, Yılmaz D.M, Kınalı B, Akbaş T, Hacıyakupoğlu S. Turkish Neurosurgery Jan 2018
D4. Recurrent Chronic Subdural Hematoma: Report of 13 Cases; Hacıyakupoğlu E,
Kınalı B, Arpacı T, Akbaş T, Hacıyakupoğlu S degruyter Open Med. Sept 2018; 13:
520-527
E. Uluslararası Yayınlar:
E1. C1 lateral mass screw insertion from the caudal–dorsal to the cranial–ventral
direction as an alternate method for C1 fixation: A quantitative anatomical and
morphometric evaluation- Senoglu M, Karadag A, Kinali B, Bozkurt B, icke C,
Halacoglu SD, Middlebrooks EC1 - Journal of Clinical Neuroscience – 2017 -
10.1016/j.jocn.2017.04.041
49
E2. Cortical Bone Trajectory Screw for Lumbar Fixation: A Quantitative Anatomic and
Morphometric Evaluation- Senoglu M, Karadag A, Kinali B, Bozkurt B, Middlebrooks
EH, Grande AW – 2017 - World Neurosurgery , Volume 103 , 694 – 701
E3. A Case of Pseudoaneurysm of the Internal Carotid Artery Following Endoscopic
Endonasal Pituitary Surgery: Endovascular Treatment with Flow-Diverting Stent
Implantation – Karadag A, Kinali B, Ugur O, Oran I, Middlebrooks EH, Senoglu M -
Acta Medica (Hradec Králové) 2017; 60(2): 89–92
E4. Colloid cyst of third ventricle: Report of 11 cases with transcallosal transforaminal
and transcolumna fornicis approach and clinical, radiological features - Haciyakupoglu
E. Yılmaz D, Kınalı B, Arpaç T, Akbaş T, Hacıyakupoğlu S International Journal of
Clinical and Experimental Medicine -2017- 10. 8819-8828
E5. Unexpected Late Complication Causing Dysphagia. Hişmi A, Şahin H, Kınalı B,
Çukurova İ. Dysphagia. 2018 Apr 6.
E6. Recurrent Osteoma Overlying a Methylmethacrylate Bone Cement Cranioplasty: A
Rare Case. Senoglu M, Karadag A, Kinali B, Binatli AO, Ozer FD.J Coll Physicians
Surg Pak. 2018 Jun;28(6):S102-S103.
E7. HIF1A and ARID1A Expression in Pituitary Adenomas: Kinali B, Senoglu M,
Karadag FK, Karadag A et al. Association with Pathological, Clinical, and Radiological
Features. World Neurosurg. 2018 Oct 4.
G. Poster Sunumları:
G1. Senoglu M, Camlar M, Kinali B, Karadag A, Bilal S, Arslan D, Binatli A O,
Demircivi Ozer F. Osteoma repetitive onto methyl methacrylate bone cement of
cranioplasty.A case report. 28th Turkish Neurosurgical Society Annual Scientific
Meeting, Antalya, Turkey, 2014.
G2. Bilal S, Arslan D, Camlar M, Senoglu M, Demircivi Ozer F, Sonmez OF, Binatli
AO, Kınalı B, Karadag A. Spondylodiscitis Anderson Lesions, Ankylosing spondylitis ;
28th Turkish Neurosurgical Society Annual Scientific Meeting, Antalya, Turkey, 2014
50
G3 Binatlı OA, Şenoğlu M, Bilal S, Çamlar M, Arslan D, Kınalı B, Özer Demirçivi F
Rathke Cleft Cyst Abscess : Case Report 28th Turkish Neurosurgical Society Annual
Scientific Meeting, Antalya, Turkey, 2014
G4. Bilal S, Arslan D, Çamlar M, Şenoğlu M, Binatlı A O, Özer Demirçivi F, Kınalı B,
Bayol Ü, Granulosytic sarcome ( chloroma ) of sacral canal;A rare case report
28th Turkish Neurosurgical Society Annual Scientific Meeting, Antalya, Turkey, 2014
G5. Binatlı A Ö, Kınalı B, Şenoğlu M, Özer Demirçivi F Review of 12 patients with
Orbital Tumor 28th Turkish Neurosurgical Society Annual Scientific Meeting, Antalya,
Turkey, 2014
G6. Arslan D, Binatlı Ö A, Bilal S, Çamlar M, Kınalı B, Özer Demirçivi F, Bayol Ü
Complicated Thrombosed Vascular Malformation of Posterior Fossa mimicking Glial
Tumour 28th Turkish Neurosurgical Society Annual Scientific Meeting, Antalya,
Turkey, 2014
G7. Bilal S, Arslan D, Camlar M, Sonmez OF, Demircivi Ozer F, Senoglu M, Binatli
AO, Kınalı B, Karadag A. Considerable Hyperostosis of Intervertebral Disc 29th Turkish
Neurosurgical Society Annual Scientific Meeting, Antalya, Turkey, 2015
G8. Kınalı B, Ozdemir Alkan S, Karadağ A, Ozdemir N: Rapid Spotaneous Resolution
of acute epidural hematoma underlying frontal sinus fracture, İSPN congress 2015 İzmir,
Turkey
G9.Karadağ A, Kınalı B, Uğur Ö, Oran İ, Şenoğlu M: Importance of endovascular
Surgery for Internal Carotid Artery Pseudo Aneurysms Occured During Transsphenoidal
Surgery, 30th Annual Scientific Congress of Turkish Neurosurgical Society Antalya,
Turkey
G10. Kınalı B, Türkiş F Ö, Çamlar M, Karadağ A, Özer Demirçivi F: En Plaque
Menengioma Mimicking Subdural Hematoma: Acase Report; 30th Annual Scientific
Congress of Turkish Neurosurgical Society Antalya, Turkey
G11 . Özdemir N, Kınalı B, Ünal V M, Kocaman Ü ; Surgical Treatment Modalities in
Traumatic Upper Thoracal İnjuries classified as C3 According to Revies Aospine
classification ; 31th Annual Scientific Congress of Turkish Neurosurgical Society
Antalya, Turkey, 2017
51
G12 . Özdemir N, Kınalı B, Atalay B ; Long Segment Primary Multiple Myeloma
Associated with Cervical and Thoracal Spinal Cord Compression : 31th Annual
Scientific Congress of Turkish Neurosurgical Society Antalya, Turkey, 2017
G13 . Hacıyakupoglu E, Kınalı B, Yılmaz DM, Hacıyakupoglu S, Arpaci T, Akbas T:
Report of two cases: Decompression of Facial Nerve at Right Pontocerebellar Angle ;
31th Annual Scientific Congress of Turkish Neurosurgical Society Antalya, Turkey,
2017
H. Ödüller
H1. Turkish Neurosurgical Society , WFNS 2017 Bursary
H2. Third Best Oral Presentation Award ; Kinali B, Şenoğlu M, Karadağ F K, Karadağ
A, Öksüz P, Türk Ç, Diniz G Relation of immunohistochemical arid-1a and hif-1a
expression with Clinical and radiological parameters in pituitary adenomas 11th
multidisciplinary neuro-oncology symposium, Neuro Oncology Society, 25-27 May,
Dalaman, Muğla, Turkey 2018 -
H3. WFNS 2018 Symposia Young Neurosurgeon Award
52
Ekler:
Ek-1: Ege Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu